30 Ekim 2007 Salı

Zengin ölüler



Elvis Presley, ünlü Forbes dergisi'nin hazırladığı en zengin ölü yıldızlar listesinde birinciliği kazanarak, rock'n roll Kralı ünvanını bir kez daha kanıtladı. Son bir yılda 40 milyon avro kazanan Elvis Presley, son kez liste birincisi olduğu 2005 yılındaki başarıyı tekrarladı. Rock'n roll Kralı, 1977 yılında vefat etti, ancak popularitesi sayesinde, basılan DVD’ler, çalınan şarkıları ve yaşadığı Graceland’e yapılan ziyaretlerle para kaznmaya devam etti.Beatles’in üyesi John Lennon 30 milyon avroyla listede hemen Elvis’ten sonra yer alıyor.Beatles’in diğer ölü üyesi George Harrison 15 milyon avroyla listede 3’cü yerde. Liste şöyle devam ediyor:

Albert Einstein 12 milyon avro
Andy Warhol 10 milyon avro
Teodor Geysel 9 milyon avro
Tupac Shakur 6 milyon avro
Merlin Monro 4.8 milyon avro
Steve McGueen 4 milyon avro
James Brown 3 milyon avro
Bob Marley 2.7 milyon avro
James Dean 2.4 milyon avro
Forbes’ın hesaplamasına gore, hayatta olmayan tüm yıldızlar, bir yıl içerisinde 160 milyon avro kazandı.

Anayasa mahkemesinde istifalar


Anayasa Mahkemesi Başkanı Mahmut Yusufi ve Anayasa Mahkemesi Yargıcı Bayram Polojani bugün görevlerinden istifa etti.
Arnavut asıllı bu iki yargıçın istifası, Anayasa Mahkemesi'nin, etnik topluluklara ait bayrakların kullanımını düzenleyen yasanın bazı maddelerinin iptal edilmesiyle ilgili kararından sonra, geliyor.Bir hafta önce alınan bu kararla devlet bayramlarında ve yabancı konukların ziyareti sırasında devlet binaları önünde Arnavutluk bayrağının Makedonya bayrağıyla birlikte göndere çekilmesine izin veren maddeler kaldırlıdı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Mahmut Yusufi böyle bir karara imzamı koyamam dedi.Anayasa Mahkemesi Yargıcı Bayram Polojani, bu karara red oyu kullandığını ama kararın diğer yargıçların oy çoğunluğuyla getirildiğini söyledi.

Siyasi alanda gerginlige neden olan bu karara, Makedonya'da Arnavutlar'ı temsil eden iki parti de sert tepki verdi.Demokratik Bütünleşme Birligi karara saygı göstermeyeceğini bildirdi.İktidar ortağı olan Arnavut Demokratik Partisi ise bu kararın muhalif Sosyal Demokratik Birliği ve Demokratik Bütünleşme Birliğinin ülkedeki istikrarsızlığı yaratmak için bir seneryosu olduğunu iddia ederek, yargıçların istifasını istemişti. Anayasa mahkemesi bugün yayınladığı bildiride kararın uygulanması gerektiğini hatırlattı.Hükümet koalisyonunda yer alan Arnavut Demokratik Partisi Anayasa Mahkemesi kararlarının, Badinter çoğunluğuyla getirilmesini öngören bir yasa değişikliği meclise sunacağını söyledi.Badinter çoğunluğuyla , bir kararın alınması için salt çoğunluğun yanısıra azınlıkların oy çoğunluğun da sağlanması gerekiyor.

Makedonya'nınTürk asıllı Paşası Türkiye'de


Makedonya Ordusu Genel Kurmay Başkan Yardımcısı General Gazanfer Adil’in yönetimindeki ordu heyeti, Türkiye Silahlı Kuvvetlerine resmi ziyarette bulunmak amacıyla bugünden itibaren 2 kasım tarihine dek Anakara’da bulunacak. Makedonya'nın Türk asıllı Paşası Gazanfer Adil'in resmi görüşmelerde Makedonca, resmi olmayan görüşmelerde ise Türkçe konuşması bekleniyor.
Ziyaretin başlıca amacı, Makedonya Savunma Bakanlığı ile Türkiye Silahlı Kuvvetleri Genel Kurmayı arasında askeri lojistik protokolunun imzalanmasıdır.

Protokolün imzalanmasıyla,Türkiye Silahlı Kuvvetleri tarafından, Makedonya Ordusuna verilecek lojistik destek projesinin gerçekleşmesine de geçilecek.Bu şekilde Türkiye, Makedonya ordusuna, 800 bin dolar deĞerinde yeni teçhizattan oluşan bağış yapmış olacak.

İki ülke arasında askeri işbirliğinin başlatılmasından bu yana Türkiye, Makedonya Ordusuna 16 milyon değerinde askeri donatım bağış yapmıştır.

Dünya'nın 43'ci en akıllı adamı Bin Laden mi?


Dünya’nın hayatta olan en akıllı 100 insanı arasında Usame Bin Laden de yer alıyor..Liste’de bilim adamları, yazarlar, müzisyenler, mucitler be iktisatçılar var.
Synectics danışma şirketi’nin yaptığı araştırmaya gore Al Kaide lideri Usame Bin Laden 43’cu yeri aldı. Bu yeri Bin Laden, Dünya’nın en zengin adamı Bil Gates ve eski boks ağır siklet şampiyonu Muhamed Ali’yle paylaşıyor.
Dünyanın 100 en akıllı adamın listesini, uzmalık alanları yaratıcılık ve mucitlik olan 6 İngiliz danışmanı hazırladı. Listenin hazırlanmasında kullanılan kriterler arasında popülarite, zihinsel gücü, başarıları ve adayların kültürel anlamı yer alıyor. Listede birinci yeri LSD uyuşturucusunu bulan İsviçre’li kimya bilim adamı Albert Hofman ve world wide web’in yaratıcısı İngiliz Tim Berners- Li paylaşıyor. Ardından 3’cü Corc Soros, 4’cü Simsonlar çizgi filminin yaratıcısı Met Groning ve 5’ci yerde Güney Afrika Cumuriyeti’nin seçtiği ilk demokratik başkanı Nelson Mandela geliyor. Stiven Hoking, Stiven Spilberg, Areta Frenklin ve Prince, listeye girmeyi hak edener arasında.Listede yarısı Amerika’lı, 23’ü İngiliz,11’i Asya’lı ve 1 de Afrikalı var. Dünya’nın hayatta olan en akıllı 100 insan arasında girmeyi başaranlar, Usame Bin Ladin’le listede yer almalarına nasıl tepki gösterecekleri merak konusu.

29 Ekim 2007 Pazartesi

Makedonya,Arnavutluk ve Slovenya gezilerimden ilginç fotograflar

Anket Komisyonunda Taçi’nin tanıklığı kilit sorular sorulmadan geçti.


Meclisteki şiddet olyalarını araştıracak anket komisyonunda Arnavut Demokratik Partisi başkanı ve milletvekili Menduh Taçi, tanıklık ettiği olayları açıkladı ama kilit sorular sorulmadı.

Milletvekili grup başkanların toplantısına girdiğini doğrulayan Menduh Taçi Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Teuta Arifi’ye buradan git şeklinde seslendiğini söyledi.

Taçi partisine ait bir milletvekilinin Arifi’yi elinden tutmasını gördüğünü açıkladı ama kimse bu kişinin kim olduğunu sormadı. Bilindiği gibi Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Teuta Arifi Taçinin kendisine saldırdığını iddia etmişti ama anket komisyonunda bu da sorulmadı.

Demokratik Bütünleşme Birliği ve Arnavut Demokratik Partisi milletvekileri arasındaki dövüşmesini açıklayan Taçi Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Sadula Duraku ve Rafis Aliti’nin betonu öptüğünü gördüm dedi ama kimse dövüşmeye kimlerin katıldığını sormadı.

Taçi, Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Azis Polojani ve iç işleri bakan yardımcısı Refet Elmazi arasındaki konuşmayı anlattı ama kimse Elmazi’nin Polojani’yi ayakla vurup vurmadığını sormadı. Oysa ilk günlerde böyle bir iddia vardı. Demokratik Bütünleşme Birliği Milletvekili Tahir Hani Taçi’yi bir çok ayrıntı sordu, Taçi yanıt olarak Hani`ye yalancı dedi.

Hani’nin soruları dışında diğer milletvekiler hiç bir soru sormadı. Anket Komisyonu başkanı Stoyan Andov komisyonun önümüzdeki Perşembe gününe kadar çalışmalarını tamamlayacağını ima etti. Bugün komisyon önünde milletvekili Teuta Arifi, iç işleri bakanı Gordana Yankulovska ve Refet Elmazi’nin konuşması bekleniyor.

Arnavut Demokratik Partisi milletvekili Agim Ramadani’nin talebi üzerine, Demokratik Bütünleşme Birliğine ait bir korumadan tokat yiyen gazeteci Lirim Dulovi de komisyonda konuşacak.

Bu yazıyla bağlantılı haberler:

Meclis'te yumruklar konuştu
Meclis şiddet olaylarına yankılar
Meclis anket komisyonu kurulamıyor

28 Ekim 2007 Pazar

Müsliman ve hristiyanlar için farklı bilgisayar programı

Linux'a dayanan ücretsiz Ubuntu işletim sistemi, Müslimanlar ve hristiyanlar için farklı bilgisyar programı yayınladı.Ubuntu Müsliman yayının tanıtıldığı web sitede kulanıcılar için islama dayalı bir programın yaratılması amaçlandığı açıklanıyor.Ubuntu Müsliman yayınında ezan saatleri, Kuran'ı düzgün okumak için bir alet ve müslimanlar için uygun sayfaları açan web tarayacısı bulunuyor.Ubuntu Hristiyan yayının sitesinde ise, İncil'in yorumu, yortu günleri ve hristiyanlar için uygun web tarayıcısı var. Dünya'da en çok kullanılan Microsoft Windows işletim sisteminin de, rakibi Ubuntu'nun bu pazarlama stratejisini takip edip etmeyeceği merak konusu.





Üsküp'ün eski fotoğrafları 6


Ordu Evi ve Tiyatrolar

Azınlıklarla oyun mu oynanıyor?

İktidar çoğunluğun karşı geleceği bilmesine rağmen Cumhurbaşkanı Branko Tsrvenkovski Hakimler Kurulu üyeliğine tekrar daha küçük etnik topluluklara bir aday teklif etti.Tsrvenkovski bu kez Naser Haci Ahmetagiç'i önerdi. Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı'n son önerisi Abdulselam Kanzoski'yi Meclis'in genel kurulu kabul etmemişti.İktidarın en büyük siyasi partisi VMRO DPMNE, ana yasa uyarınca Cumhurbaşkanı'n Hakimler Kurulu'na önerdiği 2 adaydan sadece birinin azınlıklara mensup olması öngörülmesine rağmen azınlıklara ait 2 aday önerdiğini ve bundan dolayı Kanzoski'nin adaylığına red oyu kullandıklarını açıkladı.Ana muhalefet Sosyal Demokrat Birliği, anayasada azınlıkların asgari saysının belirlendiği için Kanzoski'nin seçilmesi için engel olmadığını öne sürdü.Ana muhalefet Kanzoski'nin Türk olduğu için seçilmediğini suçladı. İktidar Hakimle Kurulunda bir Türk'ün olduğunu savundu.Hakimler Kurulunun 15 kişilik üye sayısının tamamlanması için Cumhurbaşkanı'n teklif edeceği bir üyenin daha seçilmesi gerekiyor. Hakimler Kurulu'nun tamamlanması Makedonya'nın Avrupa Birliği'yle üyelik müzakerlere başlması için en önemli önkoşullardan biri sayılılıyor.İktidar önerdiği adayları Meclis'te seçmesiyle Hakimler Kurulu'nda çoğunluk sağladı ama şimdi Badinter çoğunluğun muhalefetin kontrolue geçmesinden korkuyor. Bilindiği gibi ana yasada azınlıkları yakından ilgilendiren konular için Badinrer ilkesinin uygulanması öngörülüyor. Mecliste ve Hakimler Kurulunda uygulanan bu ilke uyarınca salt çoğunluğun yanısıra azınlıkların oylarında da çoğunluk sağlanması gerekiyor.Cumhurbaşkanı bir Makedon adayı önerseydi, iktidar çoğunluğu mutlaka evet oyu kullanacaktı ama şimdi, Ahmetsgiç'in Boşnak olduğu için seçilmeme ihtimali büyük.Öte yandan iktidar, Meclis'te Badinter çoğunluğunu sağlamak için seçim yasası değişikliğinde daha küçük etnik topluluklara 10 milletvekili koltuğu önermişti. Bu öneride Türkler'e dört,Romanlar ve Sırplar'a ikişer, Boşnaklar ve Ulahlar'a birer garantili milletveklliği öngörülüyordu. Muhalefet bu teklife karşı geldi. İktidar ise muhalaefeti, daha küçük toplulukların haklarına karşı gelmekle suçladı.Ana muhalefetin listesinden meclise giren daha küçük etnik toplulukların 5 milletvekili, iktidarın bu projesine destek verdi. Muhalefet Arnavut Partisi Demokratik Bütünleşme Birliği, seçim yasası değişikliğiyle iktidarın çerçeve anlaşmasını ve Badinter ilkesini ihlal ettiğini suçladı. Bilindiği gibi mecliste seçim yasası değişikliği görüşmeleri oylamayla değil dövüşmeyle sonuçlandı. Badinter ilkesi sayesinde daha küçük topluluklara, bu bağlamda Türkler'e önemli bir güç verildi ama bu iki son örnek, daha büyük siyasi partilerin kendi pozisyonunu güçlendirmek için azınlıkları kullandığımı gösteriyor. Ahmetagiç seçilmese, Cumhurbaşkanı bir çok konuda anlaşamadığı Başbakan Nikola Gruevski'nin pozisyonunu zayıflatmak ve azınlıkları tekrar muhalefete kazandırmak için Hakimler Kurulu'na azınlıklara ait bir aday önermeye devam edecek.Azınlıklara garantili milletvekili koltuğu veremeyen Hükümet de, azınlıklar haklarıyla ilgilenecek acente kurarak, daha küçük etnik toplulukların milletvekillerini yanında tutmaya çalışacak. Meclis'teki tabloya bakılırsa, daha küçük etnik toplukları kontrol eden taraf, aynı zamanda Badinter çoğunluğunu da sağlamış oluyor.Azınlıkların, oyuncak olması yerine, bundan faydalanması gerekiyor.

Bu konuyla bağlantılı yazılar:
Türkler'e ve zencilere yasak
Türk olduğu için Hakimler Kurulu'na seçilmedi

26 Ekim 2007 Cuma

SULTAN 5. MEHMED REŞAT'IN SELANİK VE MANASTIR ZİYARETİ SIRASINDA FİLMİ ÇEKİLDİ.

Milton ve Janaki Manaki

video

Bu film 1911 yılında Milton Manaki tarafından çekildi ve orjinali 11 dakkika sürüyor.Türkiye’de, bilinen ilk film çekiminin Makedonyalı Manaki Kardeşler tarafından gerçekleştirildiği çeşitli tanıklıklarla doğrulanmıştır. Ancak, bir Türk tarafından çekilen ilk film, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının hemen sonrasında, 14 Kasım 1914 tarihinde gerçekleşmiştir.

25 Ekim 2007 Perşembe

Gostivar'lı Türk iphone'nun korkulu ruyası oldu


Adı Senad, 28 yaşında, Makedonya'nın Gostivar kentinde yaşıyor ve On NET internet hizmet sunucusu şirketinde çalışıyor. Bu özlellikler iphone'nun yöneticisi Steve Jobs ve güvenlikten sorumlu bilgisyar mühendislerin korkulu ruyası olan bir korsana ait.Binlerce korsanın başarısız denemelerine rağmen Senad Apple'nın gururu olan iphone'un kontrolunu ele geçirmeye başardı.Senad sipariş ettiği iphone aylarca bekledi ama eline geçtiği zaman sadece AT&T şebekesinde çalıştığını gördü.Kartı kopyaladı ve şimdi dünayadan gelen e maillere yanıt vermekten başını kaldıramıyor. Dünya medya devlerin gazetecileri de onun peşinde. Senad yaptıklarını şöyle anlatıyor:

SİM karti kopyalayan bir cihaz ve bir AT&T kartı satın aldım.AT&T kartını kopyalayarak IMSI и ICCID numaralarını buldum.. Bu numaraları cep telefonumun SİM kartına kopyaladım. İphone bu kartı orjınal AT&T kartı olarak gördü
.

Bu işlemle Senad Cosmofon yerel cep telefonu hizmet sunucusunun kartını AT&T kartına dönüştürdü. Senad telefonların kodlarını bozmakla başladı.Daha sonra uydu alıcıların kodlarını çözmeyle devam etmiş.Örneğin Senad Dream Box'u kontrol altına koydu. Senad Apple'nin 10 bin çalışanının yaptıklarımdan memnun olmadığını biliyorum ama engellerin kaldırılmasıyla miliyonlarca insan memnun kalacak şeklinde konuştu.

24 Ekim 2007 Çarşamba

Makedonya'da başlık parası 3000 avro


İştip'in Pırnalı köyünde başlık parası geleneği devam ediyor. Genç erkeklerin evlenmek için 3000 avro bulması gerekiyor, aksi takdirde evlenemiyorlar.MTV Türkçe Programı'nda yayınlanan bu röportajım Makedonya Medya Enstütüsü'nden 2005 yılında araştırmacı gazteciliği için takdirname aldı.Bu röportajdan sadece bir kaç vurucu açıklmayı aktardım.

23 Ekim 2007 Salı

Devlet bayramı, muhalefet ve iktidarı böldü


Makedonya, ilk kez ihtilal mücadele gününü kutluyor.23 Ekim 1893 tarihinde, VMRO kısaltmasıyla bilinen Makedon İç İhtilal Örgütü kuruldu .Bu örgüt Makedon halkının Osmanlı devletine karşı ayaklanmasını ve bağımsız Makedon devletinin kurulmasını amaçlıyordu.Ana muuhalefet Sosyal Demokrat Birliği lideri Radmila Şekerinska bu bayramın iktidarda bulunan VMRO DPMNE partisine ait olduğunu söyleyerek resmi kutlamaları boykot etti.VMRO DPMNE başkanı ve Başbakan Nikola Gruevski VMRO'nın kurulduğu günün sadece partisine değil tüm vatandaşlara ait olduğunu savundu.Ana muhalefet, iktidara tekrar geldiği zaman bu bayramı kaldıracağını uyardı.Bu bayramın kutlanmasını öngören yasa değişikliğini Türk Demokratik Partisi Milletvekilleri Kenan Hasip ve Hadi Nezir de desteklemişti.Bunun sayesinde Türkler de milli bayramına kavuştu. Hükümet, bayramlar yasasında 21 Aralık Türk eğitim günü olarak kutlanmasını öngördü.21 Aralık, 1944 tarihinde Üsküp'ün Tefeyyüz ilk okulunda, ilk kez Türkçe latin alfabesiyle ders yapıldı. Bundan önce Makedonya'da eğitim eski Türkçe yapılıyordu.Türk Milli Birlik Hareketi Makedonya'da Türkçe eğitiminin 1944 yılından önce de yapıldığını dolyasıyla bu bayramın Türkler için kabul edilmez olduğunu bildirdi.Önümüzdeki 21 Aralık'ta ilk kez kutlanacak bu bayramın Makedonlar'da 23 Ekim bayramında olduğu gibi Türkler'de de bölünmelere yol açıp açmayacağı merak konusu.

21 Ekim 2007 Pazar

Üsküp'ün eski fotoğrafları 5


Vardar nehri ve çevresi

20 Ekim 2007 Cumartesi

Makedonya'da 4761 Türk okuma yazma bilmiyor


MTV Türkçe Programı için "Temel eğitim zorunlu mu?" yayınını hazirlarken Devlet İstatistik Kurumu'nu ziyaret edip ülkemizde okuma yazma bilmeyen Türkler'in sayısı konusunda bilgi istedim. Orada aldığım yanıt "böyle bir rakam bizde yok" oldu. "Neden"? sordum. "Boyle bir bilgi bizden kimse istemedi. Siz ilksiniz" dediler.Bu bilgiyi hazırmalarını istedim. "Hay hay, bu bizim işimiz" dediler ve 10 günde bu bilgileri bana gönderdiler.Bu konuşmadan böyle bir sonuça vardım: Makedonya'daki Türk siyasi partileri, sivil toplumu ve gaztecileri 17 yıldır bu konuyu ya önemli bulmadı ya da bu konuyu bilimiyordu.Peki, 17 yıldır eğitime büyük önem verdiğini iddia eden Türk siyasi partileri, bu rakamları bilmeden nasıl bir eğitim politikası uyguladı.Ya da Türk sivil toplum kuruluşların Türkler'de okur-yazarlığın artması için hazırladığı bir projenin olduğunu hiç duydunuz mu?.Türklerin eğtim politikasında şimdiyedek sadece Türk sınıfların açılmasına ve Türkçe ders kitapların yayınlanmasına öncelik veriliyordu.Hiç kuşkusuz bu konular da önemli ama yine de bu konular sadece Türkçe okuyan öğrencileri kapsiyor. Türkler'in bir kısmı hiç okumuyor ve kimsenin umrunda değil. İstatistik kurumu'nun verilerine göre (Sayim 2002) 15 yaş üzerindeki vatamdaşların toplam nüfusundan Makedonya'da 5000 Türk okula hiç gitmedi, 14000 Türk ise ilkokulu tamamlamadan terketti. Okula gitmeyenlerin en büyük kısmını Doğu Makedonya'da yaşayan Türkler oluşturuyor. 2002 yılında yapılan son sayima göre 10 yaş üzerindeki vatandaşların toplam nüfusundan 4761 Türk, okuma yazma bilmiyor.Okuma yazma bilmeyenlerin en büyük kısmını kadınlar oluşturuyor.Ülkemizde okuma yazma bilmeyen 3416 Türk kadını var ama kimse bu konuyu açmıyor.Ortaokul, fakülte, yüksek lisans ve doktora diplomaları açısından da Türkler'in eğtim düzeyi iyi değil.Tüm bu rakamlar orantılara dönüştürülürse ve diğer milletlerle kıyaslanırsa Türkler, ilkokul,ortaokul, fakülte, yüksek lisans ve doktora diplomaları açısından sadece Romanlar'dan daha iyi.Tüm bu Türkler'in okula gittiğini bir düşünün.Eğitim sistemine büyük sayıda Türk dahil olacaktı. Türkçe ders kitapların yayınlanması daha kolay olacakti çünkü kitapların tirajı artmış olacaktı.Doğu Makedonya'da kadro sorunu kalkmış olacaktı ve Türkçe sınıfların açılması zor olmayacaktı.Devlet İstatistik kurumun'a göre 2 milionluk Makedonya'da 78 000 Türk yaşıyor. Bu nüfusla Türkler, Makedon ve Arnavutlar'dan sonra üçüncü büyük millet. Eğitim düzeyi açısından Türkler'den Makedon ve Arnavutlar'ın yanısıra Sırplar, Ulahlar ve Boşnaklar da daha iyi durumda. Gelişmiş ülkelerde her milletin gücü, eğtim düzeyi açısından ölçülüyor. Bundan hareket ederek ülkemizde 3'cü büyük millet olan Türkler, gerçek güç açısından 6'cı sırada yer alıyor. Makedonya'da Türkler nüfusun yüzde 3.85'ini oluşturuyor. Ulahlar ise nüfusun sadece yüzde 0.48'ini oluşturmasına rağmen ülkemizde Ulah lobisinin nekadar güçlü olduğunu herkes biliyor. Türk lobisinden söz edilmesini hiç duydunuz mu?Eğitim politikasında bir değişiklik yapılmadığı takdirde, Türkler eğtim düzeyi, ekonomik ve siyasi güç açısından sadece Romanlar'la kıyaslanabilecek.

Bu yorumla bağlantılı başlıklar:
Şimdiye dek yayınlanmayan veriler sadece Özgür Medya'da

Şimdiye dek yayınlanmayan veriler sadece Özgür Medya'da

Sayim 2002: Milli mensubiyet ve eğitim açısından 15 yaş üzerindeki vatamdaşların toplam nüfusu


Ayrıntıları görmek için resime tıkla


Sayım 2002:Cinsiyet, milli mensubiyet, okur-yazarlık açısından, 10 yaş üzerindeki vatandaşların toplam nüfusu


Ayrıntıları görmek için resime tıkla

19 Ekim 2007 Cuma

Üsküp'ün eski fotoğrafları 4


KÖPRÜLER

17 Ekim 2007 Çarşamba

Makedonya Türk Edebiyatı

Makedonya topraklarında, 2. Dünya Savaşında beliren Halk Kurtuluş Savaşından sonra Türk Edebiyatı gelişmeye başlamıştır.
Savaş sonrası Makedonya topraklarında yaşayan Türk ve diğer azınlıklar tüm Yugoslavya’da olduğu gibi hak ve özgürlüklerine kavuşuyorlar.
Türkçe gazete basılır, Devlet radyo ve Televizyon kuruluşlarında Türkçe program yapılmaya başlar.
Türkçe eğitim veren okullar açılır.
Tüm bu faaliyetlerin birikimi olarak Makedonya’da yaşayan Türk toplumunda edebiyat eserleri yeşermeye başlar.
Makedonya Türk Edebiyatına mensup yazarlar eserlerine şiir ile başlarlar.Şükrü Ramo, İlhami Emin, Fahri Kaya Halk Kurtluş Savaşını konu eden şiirler yazmaya başlıyorlar.
Makedonya Türk edebiyatında bu yazarlar kitaplar yayımlayıp,gazetelerde yazılar yazıp, okul kitaplarında da şiirleriyle varlıklarını göstermeye başlarlar.
1970’li yıllarda ikinci nesil edebiyatçılar ortaya çıkıyor. Avni Engüllü, Fahri Ali, Avni Abdullah, Suat Engüllü ve diğerleri makedonya Türk Edebiyatına tazelik getiriyorlar.
Bu kuşak yazarları biraraya getiren “Orhan Veli Kanık” Edebiyat kolu kuruluyor bu yıllarda. Bu yazarlar Türkiye’de Türk Dil Kurumunun başlattığı “öz Türkçe” akınına uyarak yazdıkları eserlerde bu değişimin etkisi altında kalmıştır.
1990’lı yıllarda ise edebiyata büyük ilgi gösteren, şiir yazan ve dünyada gelişen çağdaş edebiyat akımlarının etkisini yansıtan üçüncü bir nesil ortaya çıkıyor.Bu nesil
“Üçüncü” adını taşıyan ve edebiyata susamış nesilin yazılarını yayımlayan amatör derginin temel taşlarını atıyorlar.Dergi kurcuları Niyat Selman, Rıfat Emin, Leyla Hüseyin ve Oktay Ahmed’tir. Fakat dergi o dönemdeki maddi ve teknik sıkıntılardan dolayı kısa bir dönemden sonra “ ölmüş bir bebeğe” dönüşüyor.
Bu yıllarda Üsküp “Yeni Yol” Kültür ve Sanat derneği dahilinde “Yahya Kemal Beyatlı” kolu da kurulmuştur. Kurucuları Fahri Ali, Leyla Hüseyin, Arzu Abdullah v.b
2002 yılında Üsküp Kiril ve Metodiy Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden bir grup talebe “Köprü “ dergisini kuruyor. Genç şairlerin şiirlerini, yazılarını yayımlayan “Köprü” dergisi halen yayımlanmaktadır. Kurucuları Adem Bayram, Leyla Şerif v.b
Bu arada aynı yılda Resne kentinde “Kızıl Elma” adında yerli Türk Edebiyatı eserleriyle dolu bir dergi daha yayımlanmaya başlıyor. Dergi halen yayımlanmaktadır.
Bu, artık Makedonya Türk Edebiyatının dördüncü kuşak edebiyatçılarının ilk adımını teşkil ediyor.


YAZARLAR:


HÜSEYİN SÜLEYMAN

1900 Kumanova’ da doğdu. 1963 yılında Üsküp’te vefaat etti.
Birlik Gazetesinin çocuk sayfalarında, “ Sevinç” ve “ Tomurcuk” dergilerinde hikayeleri yayınlandı.
Ölümünden sonra “Çocuklar” (1964) adlı kitapta hikayeleri toplu halde yayımlandı.
“Aliş” adlı tiyatro oyunu en önemli eseridir.



ŞÜKRÜ RAMO



1918 yılında İştip’ de doğdu. Liseyi İştip’de, Üsküp’te Felsefe Fakültesini bitirdi.
İlk Türkçe dilbilgisi kitaplarını hazırladı. Şiir,makale, yorum ve çeviriler yaptı.
18 yıl, Birlik gazetesinin baş ve sorumlu yazarıydı. Makedonya meclisinde asbaşkanlık görevinde bulundu.

Eserleri:

Vatan Birdir Unutma 1958
Çelenk 1959
Hoşgeldiniz 1964
Kır Çiçeği 1969
Güzel Günler 1972
Yeşil Köy 1972
Renkli Gülüşler 1977
Alevden Yıldıza 1978
Kuş Sesi 1980
Küçük Damlalar 1983
Toprağımın Sesi 1985
Sabah Yıldızı 1987




MUSTAFA KARAHASAN




Üsküp’te 1920 yılında doğdu. 2002 yılında Belgrad’ta vefat etti.
İlk, orta ve yüksek öğrenimini Üsküp’te yaptı. Birlik gazetesinin baş ve sorumlu yazarlığı ve Tefeyyüz ilkokulunun müdürlüğünü yaptı. Belgrad’ta Federal Tanıtma Sekreterliğinin danışmanı gibi daha bazı görevlerde bulundu.

Eserleri:

Hacer
Küçük Erler
Kalbin Yaşları
Hapisaneden Notlar
Arkadaşlar
Yedi Başlı Dev
Vataşanka
Mara
Denemeler

“Tito İdeolojisi” başlıklı çok değerli bir yapıtı ve tarihi konuları kapsayan “Seçilmiş Yazılar” başlığı altında bir yapıtı da Makedonca yayınlandı.




NECATİ ZEKERİYA





1928 yılında Üsküp’te doğdu. 1988 yılında da Sremska Kamenitsada öldü.
Birkaç yıl Birlik gazetesinin baş ve sorumlu yazarlığını yaptı.
Şair, yazar, öykücü, dilci ve eleştirmen olan Necati Zekeriya gazetecilikte yaptı.


Şiirleri Kitapları :

Makedonya Genç Türk Eserleri 1949
Şiirler 1950
Okul Çanı 1952
Silahşör Tavşan 1953
Nerde Olsam 1953
Gelincik 1954
Kırmızı Küpeler 1958
Ninniler 1964
Sevgi 1965
Damlalar 1967
Yeşil Nerde 1975
Lorka Soyutlamaları 1977
Ağaçlar Dile Gelse 1985
Harfler ne Yer 1988
Çayhane Şiirleri 1989
Ablama Sevda Şiirleri


Çocuk Hikayeleri :


Bizim Sokağın Çocukları 1961
Eski Sokağın Çocukları 1967
Yeni Sokağın Çocukları 1967
Güzel Nedir Çirkin Nedir 1968
Bizim Sokağın Romeo ve Jülyeti 1979
Eskiler Alırım Yeniler Satarım 1981
Orhan

Necati Zekeriya’nın birçok kitapları Makedonca, Sırpça, Slovence, Arnavutça ve Macarca’ya çevrildi. Kitaplarının bazıları Türkiye’de de yayınlandı.




SÜREYYA YUSUF

1923 yılında Köprülü’de doğdu.1977 yılında Ören’de ( Türkiye) öldü.
Belgrad’ın Felsefe Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatı bölümünü bitirdi.1972 yılında “ Dilimiz ve Biz “ başlıklı kitabı yayınlandı. Hikayelerini 1974 yılında “ Ali Ağa” kitabında toplayıp yayınladı. 1976 yılında da “ Yugoslavya Türk Şiiri” antolojisi çıktı.




FAHRİ KAYA



1930 yılında Kumanova’da doğdu. Üsküp, İştip ve Belgrad’ta okudu.
Öğretmenlik ve gazetecilik yaptı.

Eserleri :

İlk Adımlar 1952
Köyden sesler 1958
Hoşça Kalın 1965
Güle Güle 1978

Hazırladığı kitaplar:

Türk Masalları, Makedonya yazarlarının çocuklar için olan hikayelerinin antolojisi,
Tito üzerine bir kitap ile Nazım Hikmet’in şiirlerin çevirisini yapmıştır.
Fahri Kaya çeviriyle uğraşmaktadır.




İLHAMİ EMİN





1931 yılında Radoviş’te doğdu. Yüksek öğrenimini Üsküp’te yaptı. Üsküp Tefeyyüz ilkokulunda öğretmenlik, Nova Makedonya, Birlik ve Makedonya Devlet Radyosunda gazetecilik yaptı. İlk edebi eselerini Makedonca yazmıştır. Şair, öykücüö dram yazarı ve eleştirmendir.
İlhami Emin Ahmet Yesevi, Mevlana , Yunus Emre eselerini Makedon diline çevirdi.
Yabancılar ve Nasrettin oyunlarını yazdı.



Eserleri:

Aramak 1954
Hayat Şarkı Söyler ve Ağlar 1955
Gündüz Gece 1957
Ay Kedisiz Saray 1964
Taş Ötesi 1965
Kırk Dost 1965
Güneşli Şiirler 1966
Gülkılıç 1971
Gülçiçek 1972
Şiirli Alfabe 1974
Gülev 1980
Hepimiz Tito 1982
Yörükçe 1984
Güldeste 1991
Güldün 1993



RECEP BUGARİÇ MURAT

13 Ocak 1934 yılında Üsküp’te doğdu.
Üsküp Yüksek Pedagoji Akademisi’nin Türk Dili ve Edebiyat bölümünü bitirdi.

Eserleri:
Üç Palto 1974
Küçük Adam 1982
Sigara 1984
Loto
Ezdirtmediğim Çocukluğum




NUSRET DİŞO ÜLKÜ




1938 yılında Prizren’de doğdu. Orta okulunu bitirdikten sonra Üsküp’e yerleşti.
1963 yılında Çocuklara Ağaçlar ilk çocuk şiir kitabı çıktı.
Birçok çeviri yaptı.

Eserleri:

Diyeceklerim 1965
Çocukların Elleri 1965
Üçgen 1972
Ozan Güncesi 1974
Tito Koçaklaması 1977
Kara İsmet 1978
Dereden Tepeden 1981
Deniz ve Ben
Kabıma Sığmıyorum




ESAD BAYRAM




1934 yılında Ohri’de doğdu. Pedagoji Akademisi mezunu . Uzun süre “ Kardeşlik Birlik “ ilkoulu müdürlüğünü yaptı.
Birçok şairimizin eserlerinin çevirilerini yaptı. Son çeviri kitabı Türkiye Cumhuriyeti Eski Başbakanı Bülent Ecevit’in şiir kitabıdır.
Eserleri:

Örgüler
Ben ve çarşı
Aliveli
Mutfak Pehlivanları
Divan – Romanya’da yayımlandı.




GÜLER SELİM


1944 yılında Üsküp’te doğdu. Hukuk Fakültesi mezunudur. 1975 yılından beri Birlik gazetesinde gazeteci olarak çalışıyor. 1996 yılında hikayeler yazarak “ Garipler” adını taşıyan kitabını çıkardı.



LÜTFÜ SEYFULLAH

1923 yılında Üsküp’te doğdu. Üsküp Halklar Tiyatrosu Türk Dramında profesyönel aktör olarak çalıştı. 1980 yılında “ Okul Tiyatrosu” ; 1983 “Küçük Nasrettin”; 1984 yılında “ Üç Arkadaş” ve 1989 yılında da “Aynada Varsan Sahnede de Varsın” şiir kitapları yayınlandı.En son eserleri “Küçüklere şiirler” ve “ Küçük Balıkçı” kitaplarıdır.



HALİSE HASAN ÖZGÜN


1948 yılında Üsküp’te doğdu.Yüksek Pedagoji bölümünü bitirdi fakat gazeteciliğe atıldı.Birlik gazetesinin “Çocuk Sayfası” ve “ Tomurcuk” çocuk dergisinin yayın yönetmenliğini yapmaktadır.
1999 yılında “ Anadili” adlı öyküler kitabı yayımlandı.



AVNİ ENGÜLLÜ





1947 yılında Üsküp’te doğdu. Şair, öykücü, gazeteci, tiyatro eleştirmenidir. Makedonya Devlet Radyosu Türkçe yayınları bölümünde çalışıyor.


Eserleri :

İlk 1972
Söğüt Altı 1974
Mete 1983
Dört Mevsim 1984
İn misin Cin misin? 1985
Yarı Kalan Düşünceler 1994
Çelenk 1997




FAHRİ ALİ




1948 yılında Üsküp’te doğdu. Üsküp “ Nikola Karev” öğretmen okulundan mezun oldu. Pedagoji Akademisinde Matematik-Fizik bölümnünde okudu. Şu an ,Birlik gazetesinin Kültür sayfalarının sorumlusudur. Uzun yıllar Birlik gazetesi dahilinde çıkan Sevinç ve Tomurcuk dergilerinin , ondan sonrada Sesler Kültür Sanat dergisi ve Birlik kitap yayın etkinliği sorumlusuydu. Şair ve gazetecidir.

Eserleri:

Mangal 1973
İki Yürekli 1978
Nal 1983
Su Ağırlaştı 1990 – Tan yayınları
Kayadan Kopmadı 1992
Çocukluk Rüzgarları 1994
Çile Gözü 1997
Evrim Evrim Akarım 1999
Özgürlüğün Keskin Oku 1987




AVNİ ABDULLAH




3 mayıs 1948 Ferizovik’ te ( Kosova) doğdu. Uzun yıllar öğretmenlik ve gazetecilik yaptı. 1976 yılında “ Savaş Yolunda”adlı romanın büyük bir bölümü Birlik gazetesinde yayınlandı. Çocuklar için yazdığı hikayelerini de “ Ana Yüreği” başlıklı kitapta toplayıp 1978 yılında yayınladı.

Eserleri:
O en güzel gün
Bir Mehtaplı Geceydi



ALAETTİN TAHİR





1949 yılında Üsküp’te doğdu. Uzun yıllar Birlik Gazetesinde çalıştı. Daha sonra Makedonya Devlet Televizyonu Türkçe yayınlar bölümüne geçti. Alaettin Tahir 2004 yılında vefat etti.Edebiyata şiir ile başladı. 1973 yılında “Apartman “ adlı hikayeleri yayınlandı.1980 yılında da “Portre” adlı hikayeler kitabı çıktı.



MUSTAFA YAŞAR
1946 yılında Kumanova’da doğdu. Uzun yıllar öğretmenlik yaptı.Üsküp Halklar Tiyatrosu Türk Dramı’nda pröfesyönel aktör olarak çalışıyor.

Eserleri:
Yüzümüze Kapanan Kapılar



SABAHETTİN SEZAİR

Kocacık’ta yaşıyor.1947 yılında Pralenik’te doğdu. Üsküp Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat bölümü mezunu.
Kocacık’ta Necati Zekeriya ilkokulunda öğretmenlik yapıyor.

Eserleri :
Körolası Moda 1976
Bir Başka Dünya 1985
Yaşam Sevgi, Sevgi Yaşam


SUAT ENGÜLLÜ




1950 yılında Üsküp’te doğdu. Şair, gazeteci, öykücü ve eleştirmendir.
Uzun yıllar Devlet Radyosu Türkçe Yayınlar bölümünde ve Birlik gazetesinde gazeteci olarak çalıştı. Sesler dergisi ve Birlik kitap yayın etkinliği sorumlusu görevinde bulundu. 1988 yılında Türkiye’ye göç etti.

Eserleri:
Sözgen 1972
Zamandışı içdüşlemeler1974
Bir Sevimle Bir Devrim Üstüne 1980
Kumrovetsli Çocuğun Anısına 1981
Sevi Yorgunu 1983
Açıl susam Açıl

Birçok kitap çevirisi yaptı ve antolojiler hazırladı.



YUSUF EDİP

1949 yılında Üsküp’te doğdu. Gazeteci ve mühendistir.

Eserleri:
Günün Kucağındayım


MELAHAT ENGÜLLÜ
1950 yılında Üsküp’te doğdu. Pedagoji Akademisi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Makedonya Devlet Radyosu Türkçe yayınlar bölümünde gazeteci olarak çalışıyor.

Eserleri:
İçimin Şiir Sesi
Çarkların Dili


İRFAN BELLÜR




1954 yılında Üsküp’te doğdu. Şair ve dram yazarıdır.Uzun yıllar Türk Tiyatrosunda sanatçı olarak çalıştı.

Eserleri:
Al Daire 1980
Hayali Yok Etmek 1986
Mehmet
İnsanlar ve Güvercinler
Karton Kutu



ENVER İLYAZ
1955 yılında Üsküp’te doğdu. Üsküp’te Yüksek Pedagoji Akademisinin Türk Dili ve Edebiyat bölimini bitirdi.
Birlik Gazetesinde halen gazeteci olarak çalışıyor

Eserleri:

Sabah Güneşi
Olsam Olsam



YUSUF SABİT



7 Nisan 1957 yılında Gostivar’a yakın olan Banitsa’ da doğdu. Öğrenimini Gostivar’da yaptı. Öğretmen olarak çalıştı.Birlik gazetesinin muhabiridir.
Şiir, öykü, oyun, deneme yazıları yazdı. Çeviriler yaptı.

Eserleri:

Yaşam ve Ötesi
Şen Çocuk
El Ele
Küçük İlker
Nazlım
Nazlıma Sevda Şiirleri
Sevgin Avucuma Patl


OKTAY AHMED




1967 yılında Üsküp’te doğdu.Dilcidir.Şair, deneme, eleştiri ve radyo oyun yazarıdır.Üsküp’te Kiril ve Metodiy Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümünü bitirdi. Aynı bölümde Yüksek Lisansını da yaparak mastır ünvanına sahip oldu.

Eserleri:
Senfoni 1994
Nokta Virgül 1998


BİBA İSMAİL

Üsküp’te doğdu. Üsküp’te Kiril ve Metodiy Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümünü bitirdi. Üsküp’te Birlik gazetesinde gazeteci olarak çalıştı.
Venedik’te Felsefe Fakültesi’nde Türk Dili Okutmanı olarak görev yaptı.

Eserleri:
Yalnızlığa Bakan Pencere


LEYLA HÜSEYİN
1969 yılında Üsküp’te doğdu. Üsküp’te Kiril ve Metodiy Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümünü bitirdi. Makedonya Devlet Televizyonu’nda muhabir ve yapımcı olarak çalışıyor. 1999 yılında
“ On İkiden Sonra” adlı denem-şiir kitabı yayımlandı.Aynı yıl bu eser İstanbul-Türkiye’de de basıldı.

RIFAT EMİN
1974 yılında Üsküp’te doğdu. Üsküp’te Felsefe Fakültesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölümünü bitirdi.

Eserleri :
Entipüften

TÜLAY İBRAHİM
1975 yılında Üsküp’te doğdu.İlk ve orta okulunu Üsküp’te yaptı.

Eseleri:
Duygularımla Başbaşa

ARZU ABDULLAH

Üsküp’te doğdu. Üsküp’te Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 2002 yılında Türkiye’ye göç etti. Şuan Türkiye’de Cerrah Paşa Hastanesi’nde Göz Cerrahı bölümünde asistan olarak çalışıyor.

Eserleri:
Buram Buram Üsküp’üm 2000

NOTE:Kapanmasi kaygisiyla bu bilgiler www.turkishmedia.org.mk portalından alınmıştır ve bundan dolayı bazı bilgiler eski olabilir.Eksik bilgileri düzeltmek için okurların yardımını bekliyorum.

1990'dan sonra Makedonya

Yeni Seçim Yasası ve Vatandaş Siyasi Kuruluşlar Yasası uyarınca 11 Kasım 1990 yılında Makedonya’da ilk demokratik parlamento seçimleri yapıldı.Seçimlerden sonra uzmanlardan oluşan ilk hükümet kuruldu.İlk başbakan olarak Nikola Klusev seçildi.25 Ocak 1991 yılında çok partili Makedonya Cumhuriyeti Meclisi Egemenlik Deklarasyonunu onayladı.Deklarasyonda, diğerleri arasında Makedonya Cumhuriyetinin egemen devlet tanımlanmasının yanı sıra , kendi çıkarları doğrultusunda, Yugoslavyadan ayrılan diğer devletlerle ilerideki ilişkilerine bağımsız karar verecek.Makedonya’nın da bir federal birlik olarak yer alan Yugoslavya Sosyal Federatif Cumhuriyeti’nin dağılmasından sonra Makedonya meclisi referandumun yapılmasını kararlaştırıyor.Referandumda, Makedonya vatandaşları, Makedonya’nın Yugoslavya federasyonundan ayrılmasını ve egemen bağımsız Makedonya’nın kurulması doğrultusunda karar vermeleri gerekiyor.8 Eylül 1991 yılında oy veren vatandaşların %90’nından fazla Makedonya’nın bağımsız bir devlet olmasından yana oldular.Referandum sonuçlarına göre Makedonya Meclisi 17 Eylül tarihinde düzenlediği toplantıda bağımsızlık Deklarasyonunu onayladı.
17 Kasım 1991yılında Makedonya Meclisi , Makedonya Cumhuriyetinin yeni Anayasasını onaylayarak ilan etti.Devlet bayrağı kanıtlanırken, Makedonya ,egemen, bağımsız, demokratik ve sosyal devlet olarak tanımlanıyor.Makedonya’nın yeni Anayasası için arnavut milletvekilleri oy vermediler.Makedonya Cumhuriyetinde egemenlik yurtaşlardan çıkmaktadır ve yurtaşlarındır.Makedonya , modern, demokratik ve parlamenter devlet prensiplerine uyarak organize edilmiştir.Makedonya anayasası demokratik siyasi sistemin prensiplerini takip ederek, çokpartili parlamenter sisteminin uygulanmasından yana.
Makedonya Meclisi 29 Temmuz 1992 yılında Makedonya’nın Birleşmiş Milletler Kuruluşuna egemen ve bağımsız devlet olarak kabul edilmesini onayladı.Makedonya, Birleşmiş Milletler Kuruluşuna 3 Nisan 1993 yılında üye oldu.Bunula Makedonya, Deklarasyonu ve Birleşmiş Milletlerin diğer belgelerinin yanı sıra, çağdaş uluslararası ilişkiler prensiplerini ve uluslararası hukukta mevcut olan standartları kabul etti.
Makedonya Cumhuriyeti’ni resmi adıyla tanıyan ilk ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Yunanistan’nın vetosu nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayan Makedonya’ya karşılıksız maddi ve manevi desteği sunan da Türkiye’dir.Bulgaristan ise Makedonyayı anayasal adıyla ulus olarak değil sadece bölge olarak tanıdı.Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında tanınan Makedonya, Yunanistan'ın baskıları sonucu Birleşmiş Milletler tarafından Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (EYMC) adıyla tanınmaktadır.
Tekpartili sisteminden, çokpartili sisteme geçen Makedonya , farklı programlar üzerinde, birleşen çok sayıda parti kurulmaya başladı. Makedonya Türkleri’ni de biraraya getirecek , onların siyasi- toplumsal ve diğer ihtiyaçlarını giderme doğrultusunda çalışma yapacak bir siyasi partinin kurulması girişimlerine yol açıyor. Böyle bir düşüncenin oluşması sonucu, 3 haziran 1990 yılında Türk Demokratik Birliği adında bir siyasi derneğin kurulması karara bağlandı. 1 Temmuz’da bu karar ilk meclis toplantısında resmileştirildi. Türk Demokratik Birliği, siyasi – toplumsal görevleri ve faaliyetleri kapsayan bir dernek olduğu halde, seçim yasasından yararlanarak 1990 yılında yapılan parlamento seçimlerine katıldı. Ancak, dernek statüsü üzerinde faaliyet gösteren TDB, parlamentoya girmedi, ama Türkler arasında kitlevilik kazanması açısından önemli bir gelişme yaşandı.
1991 yılında Makedonya’da yapılan nüfüs sayımında 97.600 Türkün yaşadığı tespit edildi. Makedonya Türklerin milli hak ve özgürlüklerini, siyasi,toplumsal, ekonomi, eğitim ve kültürel gelişmelerini sağlama davasının bir dernek statüsüyle pek kolay gerçekleşmediğini farkına varan TDB 27.06.1992 yılında düzenlediği olağanüstü kurultayında Türk Demokratik Partisine dönüşme kararı aldı. Bu nedenle partinin programında bazı değişmeler ve ilaveler yapıldı. TDP’nin başkanı görevine Erdoğan Saraç seçildi.
Siyasette bu gelişmeler sürerken, Makedonya Türkleri arasında bir eğitim sorunu güncellik kazandı. Makedonya anayasasının sekizinci maddesine göre her vatandaş milli mensubiyetini özgürce ifade etme hakkına sahiptir. Anayasa tüm milliyetlerin anadilinde eğitim görme hakkını tanıyor. Debre’ye bağlı , Merkez Jupa belediyesinde yaşayan Türkler, anayasa hakkına dayanarak , çocukların Türkçe eğitim görme talebinde bulunuyor. Ancak dönemin hükümeti, bu ahalinin Makedon Müslüman olduğu, öğrencilerin de Türkçe’yi bilmediği gerekçesiyle, bu talebi red ediyor. Öğrenci velilerinin ısrarla davranışı sonucu , Merkez Jupa’daki “Moşa Piyade” ilkokulunda Makedonca öğrenim gören yaklaşık 500 Türk öğrencisi eğitim sürecinden uzaklaşıyor. Eğitim Bakanı tarafından uygulanan anadili testine tabi tutulan bu öğrenciler başarı göstermesine rağmen anayasal haklarına kavuşamadıkları için, Kocacik köyündeki “Necati Zekeriya” ilkokulunda eğitimlerine devam etmeye başladılar. Ancak Sosyal Demokratlar Birliği lideri Branko Tsırvenkovski’nin hükümeti bu karara karşı çıkıyor. Bunun sonucu, bu öğrenciler 1998 yılına kadar eğitim dışında katılıyor.
Edindiğimiz bilgilere göre Üsküb’ün “ Bratsvo i Edinstvo” ve “11 Oktomvri” anaokullarında birer Türkçe sınıf çalışmaktadır. Makedonya’nın diğer kentlerinin Türk okullarında da duruma ve ihtiyaca göre okul binası çerçevesinde anasınıflar zaman zaman çalışmaktadır. Makedonya’da Türkçe eğitimi yapıldığı ilkokul sayısı 54 tür.Bunlardan Üsküp “Tefeyyüz” ilkokulu , “İstikbal” Kalkandelen, Gostivar ”Petre Yovanovski”, Vrapçişte “Çede Filipovski”, Çalıklı “Namık Kemal”, Kocacık “Necati Zekeriya” merkez ilkokulları olurken, diğer ilkokullarda Makedon ve Arnavut sınıflarının yanı sıra 1-8’e kadar Türk sınıfları da eğitim görülmektedir. Ancak Türk okullarında öğrenci sayısının düşüşü yüzünden kimi kent ve köylerde Türkçe sekiz yıllık okullarının 4’cü sınıfa kadar döndürülmesine neden oldu.
Üsküp “Yosip Broz Tito” lisesi, Kalkandelen “Nikola Şteyn” orta tıp okulu, Gostivar “Pançe Popovski” lisesi, Gostivar “Zlate Malakovski” meslek lisesi, Gostivar orta ekonomi okulu , ve yine Gostivar orta tıp okulunda Türkçe eğitim görülüyor. Bu ortaokullarda başvuruya göre her ders yılında birer ya da iki Türkçe sınıf çalışmaktadır.
Üsküp Aziz “Kiril ve Metodiy” Üniversitesi Filoloji Fakültesinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde 1976 yılından itibaren çalışmalarını sürdürmektedir. Aynı zamanda Üsküp Pedagoji Fakültesi kapsamında ilkokul öğretmen kadrosu yetiştiren bir bölüm mevcuttur. Bunun yanında, diğer fakültelere milliyetlerin katılımı toplam nüfusun yüzdesine göre ayarlanmıştır.
1994 yılında Makedonya’da sayımlar ve parlamento seçimleri yapıldı. Sayımlara Makedonya Cumhuriyet’inde toplam 1.945.932 kişinin yaşadığı bunlardan 78.019 ya da %4’ün Türk olduğu tespit edildi.
Makedonya Türkleri ilk kez TDP sayesinde 1994 yılında yapılan parlamento seçimlerine katıldı. Yapılan ilk seçim turunda toplam 11.169 oydan 4681’ini alarak milletvekili adayı Kenan Hasip Makedonya Türkler’inin Parlamentoda ilk temsilcisi oldu.
Makedonya’nın bağısızlığından bu yana Türklerin tek partisi olan TDP’nin çalışmaları farklı çevrelerde farklı tepkilere yol açtı. Bu durum bir partinin daha kurulması için imkanlar yarattı. Neticede 1999 yılının sonlarına doğru Türk Hareket Partisi adında yeni bir parti kuruldu. THP’nin statüsü, yine Makedonya Türkler’inin milli özbenliğini ve toplumsal ,siyasi, ekonomik ile kültürel hakların savunma doğrultusunda olmuştur. Merkezi Üsküp’te olan THP ‘nin başkan görevine Adnan Kahil seçildi.
Bunun dışında ülkenin üst düzey makamlarında birkaç Türk yer aldı, ancak bunlar Türk Partilerin adayları olarak değil, diğer partilerin desteğiyle bu görevlere geldiler: Sosyal Demokratlar Birliği mensubu Türk asıllı Güner İsmail Kültür Bakanı görevinde, Demokratik Alternativ mensubu Adnan Kahil Devlet Bakanı görevinde bulundu.
2002 yılında yapılan parlamento seçimlerinde TDP Makedonya için Birlikte koalisiyonuyla seçimlere katıldı. THP başkanı VMRO- DPMNE’nin listesine girerek seçimlere katıldı. Seçim sonuçlarından Makedonya için beraber koalisiyonunda yer alan TDP’nin iki milletvekili Kenan Hasip ile Gayur Saraç diğer yandan THP başkanı Adnan Kahil milletvekilli oldu. Böylece Makedonya parlamentosunun tarihinde ilk kez Makedonya Türklerini üç milletvekilli temsil ediyordu. 2001 yılında devlet güvenlik güçleri ve Arnavut millitanları arasında meydana gelen savaş Çerçeve Anlaşmasın imzalanmasıyla sonuçlandı.Çerçeve anlaşmasıyla, Ana yasa değişti. Anyasada azınlıkların komşu ülkelrde yaşayan ulusların bir parçası olduğu kabul edildi.Örneğin Makedonya Türkleri Anayasada Türk ulusun bir parçası olarak gösteriliyor.Belediyelere daha büyük yetkiler verildi.Blediyelerin sınırları yeniden çizildi. Türkler sadece Merkez Jupa ve Plasnıtsa'da çoğunlukta dolaysıyla son yerel seçimde bu iki blediyede Belediye Başkan koltuğunu Türk Demokratik Partisi'nin adayları kazandı.Plasnıtsa'da Fidail Salifovski, Merkez Jupa'da ise Nuzi Şahin görevde.Yüzde 20 üzerinde olan Arnavutlar, Makedonça'nın yanısıra Arnavutça'nın da resmi dil olmasını sağladı. Anayasa değişiklikler uyarınca azınlıkları ilgilendiren yasaların onaylanması için mecliste salt çoğunluğun yanısıra azınlıklara ait milletvekillerin de oy çoğunluğunun sağlanması zorunluğu konuldu. Devlet kurumlarında tüm milletlere hakça temsil ilkesinin uyglulanması gerekiyor. 2002 yılında Makedonya’da nüfus sayımı da yapıldı. Bu sayıma göre Makedonya'da 78 bin Türk yaşıyor ve Türkler iki milyonluk nüfusun yüzde 3.85'ini temsil ediyor. 2003 yılında Türkler'in en eski gazetesi "Birlik" kapandı.Birlik gazetesi 23 Aralık 1943 yılında Üsküp’te çıkmaya başladı.Makedonya devletinin en eski yayını sayılan Nova Makedonya gazetesinden sadece bir ay sonra çıkan Birlik , geçen yarım yüzyılda bu topraklarda Türk topluluğun varlığını ispat etmiş ve Türklerin sesi olmaya çalışmıştır.Çıkmaya başladığında Birlik Makedonya Türklerinin alfabesi ve okuma kitabıydı, evlerinde görülen biricik türkçe yayındı.Balkanların bu bölgesinde yaşayan Türklerin elli küsur yıllık yaşamı ile öz geçmişinin önemli bir bölümü gazete sayfalarında yer almıştır.2006 yılında yapılan seçimlerde TDP milletvekilleri Kenan Hasip ve Hadi Nezir meclise girmeye başardı. THP başkanı Adnan Kahil ise devlet bakanı oldu.

İki Dünya Savaşı Arasında Türkler


İkinci Balkan Savaşı ile bundan sonra başlayan I. Dünya Savaşı, Makedonya Türklerini daha ağır bir duruma düşürdü. Yeni yöneticiler Türklere karşı akıllarına gelen her türlü işkenceyi tatbik etmekten çekinmiyor, yeni rejim Makedonya’da Türklerin 500 küsür yıl kurup geliştirdikleri bütün milli, eğitim ve kültür kuruluş ile kurumlarını dağıtmış, okullarını kapatmış, toplanıp örgütlenmelerini yasak etmişti.
1918 y. I. Dünya Savaşı’ndan sona ermesi ve Avusturya-Macaristan’ ın dağılmasıyla, Makedonya’ yı da içine alan ve Sırp, Hırvat ile Sloven Krallığı olarak adlandırılan Yugoslavya devleti kuruldu. Adından da anlaşılabileceği gibi yeni kurulan devlette egemen olan üç millet vardı. Boşnaklar, Makedonlar ve bu topraklarda yaşayan daha birçok azınlıklara yeni devlette hiçbir hak tanınmamıştı. SHS Krallığının 1921’de yaptığı nüfus sayımında Makedonya’da 150.000, Yugoslavya’da ise 430.000 Türk’ün yaşadığı tespit edildi.
1929-1941 y. kadar, bu defa sadece Yugoslavya olarak adlandırılan yeni devlette, Makedonya Türkleri, az da olsa kimi haklara sahip olmaya başladı. Bunların başında dini haklar önemli yer alıyor. Krallık Yugoslavya’sında kimi baskıların azalması sonucu olarak, ilk Türkçe gazeteler çıkmaya başlıyor. Ancak kısıtlı eğitim imkanları ve diğer koşullar, Türklerin bu topraklardan göç etmesine neden oluyor. 1918-1941 y. arasında Türkler, Yugoslavya’dan ve özellikle Vardar Banlığından Türkiye Cumhuriyetine göç ettiler.
1941 y. II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, Makedonya, Alman ve Bulgar yönetiminin eline geçiyor. Makedonya ve dolayısıyla tüm Yugoslavya’da, işgalcilere karşı sürdürülen savaşta Türklerin de yoğun bir şekilde katıldığı bilinmektedir. Halk Kurtuluş Savaşı olarak adlandırılan bu mücadelede, partizan birliklerinde çok sayıda Türk’ün yer aldığı, 3000 Türk’ün ise savaşta hayatını kaybettiği öğreniliyor.

Osmanlı Döneminde Türkler


Balkanlara ve dolayısıyla Makedonya’ya yapılan ikinci büyük Türk akını, XIV. yy sonlarına doğru, Osmalının bu topraklara gelmesiyle gerçekleştirilmiştir.
Osmalı Türklerinin 1350’ lerde Balkanlara ayak basmasından 1913’ de bugünkü sınırlara çekilmesine kadar 5.5 yüzyıllık bir süre geçmiştir.1373y Osmalı ordusunun Makedonya’ya ilerlemesi yapılmış, 1389 y Kosova Meydan savaşında Sırp’ların yenilmesiyle, bölge Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1392 y Sultan Yıldırım Bayazıd döneminde Üsküp ele geçirilmiştir.
Osmalı Devletinin en büyük kısmını Türkler oluşturmuştur.5.5 asırlık hükmü süresince Osmalılar, Balkanlar’a Türk- İslam kültürüyle birlikte her daldan çok değerli eserler bırakmışlardır.Bunların arasında camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, köprüler, saraylar, zanaat türleri, çeşitli bitki türleri v.b miraslar yer alır.
Osmanlı sınırları içinde yaşayan milletler, Türk dili ve edebiyatı etkisinde de kalmışlardır.Bunu günümüzde yaşayan bu bölge dillerinde görmek mümkündür.Bu etki, yer adlarında da fark edilmektedir.
Osmanlı döneminde Türk etkileri ile birlikte, bölgede İslam etkisi de fark edilmektedir.Osmanlıdan önce Makedonya’da yaşayan Türk kökenli boylar, Şamanlar dahil, Osmalı döneminde zamanla gönüllü olarak Müslümanlaşmışlardır.
XIX. yy ikinci yarısında Balkanlarda Osmanlı hakimiyeti gittikçe zayıflamaya başlar. 1875-1878 y. Büyük Doğu Bunalımı yıllarında Rusya, Sırbistan, Romanya, Karadağ, Bulgaristan, Makedonya ve Bosna hıristiyanlarının, başka bir söyleyişle bütün Avrupa’nın karşısında yalnız kalan Osmanlı Devleti, düşmanlarını mağlub etmesine rağmen, bu bunalımın sonunda bazı yerlerden geçici bir süre için çekilmek, bazı bölgelere muhtariyet, bazı devletlere ise bağımsızlık tanıma mecburiyetinde kaldı. Osmanlı Devleti’nden alınan topraklarda kalan Türkler, yeni kurulan devletlerin terörüne uğradılar. Bu devletlerin idarecileri ve gayr-i Türk unsurları, ilk günden itibaren memleketlerini Türklerden temizlemeye başladılar. Bu sırada Türklere büyük mezalim yaptılar. Bu zulme dayanamayan Türklerin bir kısmı İstanbul ve Anadolu’ya, bir kısmı ise hala Türk vatanı olan Makedonya, Trakya, Arnavutluk vb. Bölgelerine yerleşti.
Osmanlıların Rumeli’de toprak kayıpları XVII.yy. sonlarında başladı, XVIII. ve XX. yy. hızla devam etti. Nihayet, 1912 y. I. Balkan Savaşından sonra Rumeli’nin hemen hemen tamamı kaybedildi. Ancak, I. Balkan Savaşı’nda Osmanlı Garb Ordusunun 22 Ekim 1912 y. Kosova’da ve Zeki Paşa komutasındaki Vardar Ordusunun 24 Ekim 1912’de Kumanova’da geri çekilmeye başlamasıyla, Osmanlı hakimiyeti sona eriyor. Osmanlının buy topraklardan çekilmesiyle de, burada kalan Türk milleti, Sırp askerinin işkencesiyle yüzyüze kalarak, en ağır günlerini yaşamaya başlıyor

Osmanlı öncesi Türkler

Makedonya adıyla adlandırılan Balkan toprakları tarih boyunca Roma İmparatorluğu,Bizans,Bulgar,Sırp Devleti ve 1371-1912 y. arasında Osmanlı İmparatorluğunun sınırları içinde bulunmuştur. Makedonya bölgesine Thraklar, İllyrler, Brigidler, Edonlar, Payonlar, Pelagonyalılar, Dorlar, Vandallar, Vikingler, Gotlar, Romalılar, Slavlar ile Hun, Avar, Bulgar, Oğuz, Vardar, Gagavuz, Peçenek ve Kuman Türkleri, XIII. yy ikinci yarısından itibaren de Batı Anadolu’dan Selçuklu ve Osmalı Türkleri yerleşmiştir.
Makedonya, M.S V. yy’dan başlayarak milletlerin büyük göçlerine sahne oluyor.
Hunlar, Avarlar, Moğollar, Türkler, Slavlar ve göç eden diğer kavimler bu coğrafya kavşağında hareket etmiştir. Sadece Atilla değil, diğer büyük fatihler de buradan geçmiştir.
Birçok Türk boyu, değişik zaman ve istikametlerden sürekli akın ederek Makedonya’ ya yerleşti. M.S 378 ila 1371 yılları arasında bu topraklara Avar, Bulgar, Vardar, Oğuz, Peçenek ve Kuman Türkleri akın yaptılar.Bu Türk boyları çok kıymetli mimari v.b eserler ile maddi kültür izleri bıraktılar.Bugün bu topraklarda, adı geçen Türk boylarından kalan antroponimlere, toponimlere, hidronimlere v.b adlara rastlanmaktadır.Balkan Yarımadası, Vardar nehri, Kumanova şehri ve birçok yer adı Osmalıdan önce Türkçe olarak Makedonyada mevcuttur. Pagan, Şaman veya Bogomilist dini inançlarına sahip bu boylardan günümüze kadar kıymetli eserler ayakta durmayı başarmış, kaleler, kuleler, hisarlar, su depoları, kemerler, mezarlıklar, köprüler v.b mimari eserler kalmıştır.Fakat, Osmalıdan önceki Türk kavimlerden kalan dil, edebiyat, sanat, folklor, müzik, mimari eserler v.b maddi ve manevi kültür izleri yok denecek kadar az araştırıldığından ötürü, söz konusu Türk boylarından kalan eserlerden ve izlerden şu anda fazla bahsetmek mümkün değildir.

Makedonya Toşe'ye veda etti


Dün Hırvatistan'da trafik kazasında hayatını kaybeden Balkanların Makedonyalı mega starı Toşe Proeski'nin naaşı doğduğu Kruşova'da devlet töreniyle toprağa verildi. Cenaze töreninde Cumhurbaşkanı Branko Tsrvenkovski, Başbakan Nikola Gruevski, Meclis Başkanı Lyubişa Georgievski, bakanlar, Toşe'nin ailesi,arakadaşarı ve büyük sayıda hayranları katıldı.Törende hüzün ve göz yaşaları hakimdi ama en büyük acıyi ana, baba yüreği çekiyordu. Proeski'nin Babası Nikola ve anası Dominka kendi oğlunu toprağa verme acisini yaşıyordu. Kruşova'ya gelemeyen hayranları Makedonya kentlerinin tüm meydanlarında toplanarak mum yaktı ve anı defteri açtı.Makedonya hükümeti bugün yas ilan etti.Bayraklar yarıya indirildi.Hükümet kararıyla Proeski üstün hizmet vatandaşı ilan edildi. Makedonya Postası Proeski'nin resmiyle bir pul çıkaracağını açıkladı.Devlet kurumları ve okullar çalışmadı. Bu akşam Makedonya Andora futbol maçi Toşe Proeski'nin şarkısıyla başaladı. Makedonya, Makedonya olalı böyle bir gün yaşamadı. Proeski'nin ölümünden sonra olsa bile Makedonya devleti ve halkı kendi değerlerine sahip çıkma kabiliyetine sahip olduğunu gösterdi.Proeski de bunu hak etmişti.Proeski 1981 yılında Kruşova'nın yoksul bir ailenin çocuğuydu. Müzik yeteneğini gören velileri daha küçük yaşta bu yönde gelişmesini destekledi.Toşe Proeski 10 yaşında iken "Zlatno Slaveyçe" ( ALtın Bülbül) ve "MelFest" festivaline katıldı. Yetenği jürinin gözlerinde kaçmadı ve daha ilk çıkışta ödüller kazandı.1997 yılında Üsküp Festivaline "Sonuna kadar kal" şarkisiyla katilmasiyla MegaStar'a yükselişi başladı.1999 yılında "Gecenin bir yerinde" adli ilk albümü çıkiyor.
"Tanrının kulu" adlı ikinci albümü 2000 yılında çıktı.
Bu albümle eski Yugoslaviya ülkelerin fethi başlıyor.2003 yılında Sırbistan, Makedonya, Bosna Hersek ve Bulgaristan piyasaları için "Gözlerime bakarsan" albümü bu ülkelerin top listelerin zirvesine çıktı.2004 yılında Türkiye'de düzenlenen Eurosong yarışmasında katıldı ve 14'cü yeri aldı.
Bu yılda insan severliği için "Rahibe Tereza" ödülünü kazandı. UNİCEF'in bölgesel büyükelçisi oldu.Aynı yılda Hırvatistan ve Slovenya piyasasına büyük başarıyla girdi. Kısa hayatında 7 albüm çıkardı.Son koserini Üsküp kent stadında düzenledi.Ziyarteçi açısından Makedontada en büyüğü olan bu konserin tüm geliri ilk okulların tamir edilmesi için verildi.Üsküp'ün çocuk hematoloji hastanesi^nin iki katı, Proeski Tarafından tamir edildi. Davetlere hayır demeyerek Proeski sık sık yardım sever faaliyetlere katılıyordu.

16 Ekim 2007 Salı

Makedonya Mega Starını kaybetti


Balkanların Makedonyalı ünlü pop şarkıcısı Tose Proeski, Hırvatistan’da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.
Yolcu koltuğunda oturan 26 yaşındaki şarkıcının cipinin, Zagreb’in 120 kilometre kadar doğusundaki Nova Gradiska yakınlarında, Zagreb-Belgrad otoyolundaki koruyucu bariyerlere çarptıktan sonra şarampole yuvarlandığını duyurdu.
Makedonya, Sırbistan, Bosna-Hersek ve Hırvatistan’da pek çok şarkısı bir numara olan Proeski, eski Yugoslavya ülkelerinde son yıllarda yapılan anketlerde en çok sevilen sanatçılar arasında yer alıyordu.
Proeksi'nin ceseti bu gece helikopterle Hırvatistan'dan Makedonya'ya getirilecek yarın ise doğduğu Kruşova kentinde devlet merasimiyle toprağa verilecek. Makedonya hükümeti yarın yas günü ilan etti.

Toşe Proeski'yi unutmayacağız


1981-2007

Özgür Medya

Geçen yıl YouTube görüntü paylaşım sitesi Google internet arama motoru tarafından 1 milyar 600 milyon dolara satın alındığında dünyada büyük tartışmlara yola açmıştı.Herkes neden google youtube'a bu kadar para verdiğini merak etmişti. YouTube çok kısa zamanda intenetten çıkıp cep telefonu, video oynatıcı ve evimizdeki Televizyonlara girmeyi hedefliyor. Kısaca çok dilde video paylaşan bu portal dünyanın enbüyük televizyonu olmaya aday. Dünya televizyon devleri bunun parçası olmak için YouTube’le ortaklık kurdu. İNTERNET sayesinde geleneksel Televizyon anlayışı da değiştti.
Ülkemizin en eski medyalardan biri olan Makedonya Radyo Televizyonu kamu servis olarak her günlük programları üretmeye devam ediyor ama yeni döneme de ayak uydurmaya çalışıyor.MRT yeni yüzünü en çok veb sitesi sayesinde göstemeye başladı.
http://www.mrt.com.mk/tr sitede YUTUB’da bir sayafası. Blogcular için, blog sayfas ve tüm medyalarda olduğu gibi portalında haberler ve programlar hakkında bilgi var.Sitede MTV uydu kanalını 5.95 dolar karşılığında izlemek için CAMP TiVi linki da mevcut ama tüm bunlardan en önemlisi 7 dilde habeleri var..Türkçe haberler sayfasında MTV Türkçe Program’ın ürettiği haberler yer alıyor. Günde 2.5 saatlık yayın yapan MTV Türkçe programı, internet sayesinde habrlerini 24 saat yayınlayabiliyor.MRT’nin bu sayfası,internet aracılığıyla günlük Türkçe haber üreten tek yerli medya konumunda .Veb sitede arşifden eski haberleri aramak imkanı da mevcut.YUTUB’da bir sayfa açmak parasız olduğu bilinirse MTV Türkçe Programın bazı haberleri görüntülü da yayınlanması mümkün.
Geleneksel medya arasında İnternetten en çok etkilenen gazaeteler oldu...Bir gazetenin hazırlanması, kağıda basılması ve dağıtılması büyük masraf. Gazetelerin halen mevcut olması büyük ölçüde eski alışkanlıklara bağlanıyor. İnternetin gelişmesi ve ucuzlamasına rağmen insanlar halen gazete okumayı seviyor.
Ülkemizde Türkçe yayınlanan iki gazeteden biri olan Yeni Balkan 2004 yılında kuruldu. Haftada bir basılan bu gazete 2000 lik bir tiraja sahip. Kurulmasından bir kaç ay sonra bu gazete http://www.yenibalkan.com.mk veb sitesini kuruyor ve daha şimdiden 2000 ziyaretçiye ulaştı. Veb sitede gazetede yer alan haber ve yorumların en büyük kısmı yayınlanıyor. Siteyi ziyaret eden okurlar yazılara yorum verebilir ve bu yorum küfür, hakaret içermediği ve reklam amaçlı olmadığı takdirde yayınlanıyor.Böyle bir imkan gazetede yok.
Geleneksel medya dışında ülkemizde internette Türkçe haber ve yorum yayınlayan diğer siteler de mevcut.
MakTürk 7 yıl önce Balakan Türkleri tarafından kuruldu. http://www.makturk.com sitede kuruluş amacının devletin medyayı sıkıca kontrol etmeyi alışkanlık ettiği Balkan ülkelerinde, Türklere özgür bir iletişim platformu sağlamak olduğunu yazıyor.Maktürk’ün yaklaşık 1300 kayıtlı üyesi var. Sitede genelde Makedonya’yla ilgili haber,yorum ve duyurular yayınlanıyor.
Makedonya Türkçe Medya Geliştirme Derneği’nin turkishmedia veb sitesi 2002 yılında kuruldu. .http://www.turkishmedia.org.mk s'tes'nde Makedonya’yla ilgili haber ve röportajlar yayınlıyor.Bu sitede ayrıca Makedonya Türklerin mevcut durumu, tarihi, edebiyatı ve sivil toplumu hakkında bilgiler bulunuyor.
Genç Makedonyalılar,Türkiyede üniversite eğtimini gören Makedonya Türkleri tarafından kuruldu.http://gencmakedonyalilar.org sites'nde Makedonyayla ilgili yorum ve haber yayınlanıyor.Günlük haberler için MRT Türkçe haber portalına özel bir bölüm ayrılmış.
İnternette ayrıca Makedonya Türklerinin bir kaç blogunu da bulduk. İngilizcenin Veb ve log kelimelerinde ilk iki harfının düşmesiyle blog kelimesi doğmuş. Anlamı veb günlüğü.Üsküp’ün Filoloji Fakültesi Türk Dili ve edebiyati bölümü öğretim üyesi Doçent Doktor Oktay Ahmed’in resmi sitesi dışında.Türkçe, Makedonça, İngilizce blogları ve öğrencileri için açtığı bir blogu da var. Makedonya Blogcular arasında en eskilerden biri olan Oktay Ahmed’in blogları bazı medya sitelerini kıskandıracak sayıda ziyarteçiye sahip(http://oktayahmed.com/blog2).
Makedonya Televizyonu gaztecisi Hüsamettin Gina’nın Blogu 3 ay önce kuruldu. Haber ve yorumlar içeriyor. Sitede görüntülü haberler de mevcut(http://ginacom.blogspot.com).
İnternette blog hazırlamak için bir çok site var ama en büyüğü blogger sitesi dir. Kayıt işlemi bir kaç dakkika sürüyor. Hem de her şey ücretsiz. Siteye yazı, resim ve video eklemek çok kolay. Her şey blogu hazırlayan kişiye bağlı. Sitede ayrıca hazır şablonlar da mevcut.. Bir kaç günlük çalışmadan sonra sitemde 8 haber, 3 röportaj 4 video ve bir yorum ekledim ve hemen ilk ziyaretçileri kazandım, yazılarım için ilk yorumlar yapıldı.
Makedonya’da hemen tüm medyalar veb siteye sahip. Gazetelerin portalları güncel haberlerle öğleden sonra, Televizyon ve radyoların ise devamlı yenileniyor.
.Makedonya’da ailelerin sadece yüzde 17’si internet kullanıyor. Avrupa’da bizden daha kötü durumda yüzde 14’la sadece Arnavutluk yer alıyor.Slovenya’da örneğin ailelerin yüzde 59’u intenrent kullanıyor. Bu koşullar blogların gelişmesini de etkiliyor.
Daha ilk bakışta Türkiye veb sitelerin hazırlanması için büyük paraların harcandığı hemen belli. Makedonyaki Türkçe Medya Türkiye ve Dünya haberlerini büyük ölçüde bu sitelerden alıyor.
Dünya medya devleri internete en çok para yatırıyor. Dünyada 1milyar 130 milyon üsütünde internet kullanıcısı var..Medya devleri bu pastadan en büyük pay kapması için kıyasıya yarışıyor.Google, EM ES En, Yahoo ve AOL arama motorların haber yayınlamaya başlamasıyla bu yarış daha da kızıştı.
Öte yandan gelişmiş ülkelerde özelikle Amerika Birleşik Devletlerde yurttaş gazeteciliği de büyük hız kazanıyor.
Yurttaş gazeteciliği, herhangi bir gazete ya da yayın kuruluşunda çalışmayan kişilerin internet üzerinde haber üreten amatörleri kapsiyor.. Gerçek gazetecilerden etkilenmiş bu kişiler, çalıştıkları ve yaşadıkları yerlerde olup bitenleri araştırıyor, daha fazla bilgi topluyor,güvendiğimiz haber kaynaklarından daha detaylı tablo çiziyor. ABD’de 12 milyon blogcu var bunlardan 4’u blogları gazeteciliğin bir dalı olarak görüyor. Güney Asya'yı vuran tsunami'den 11 Eylül'e, uzay mekiğinin düşmesinden Londra metrosunun bombalanmasına kadar pek çok olayda, 'yurttaş gazeteciler' diye anılan sıradan insanların çektiği görüntüleri, medyadan önce bloglar yayınladı. Medya ise bu görüntüleri bloglardan aldı. Son araştırmalar gazetecilerin yüzde 80'inin blogları okuduğunu gösteriyor.
Öte yandan gazeteci kurallarına saygı göstermediği gerekçesiyle Blogcuları suçlayan medyalar da var. Amerika’nın Fox televizyonu, blogcuları cadı avı yapmak , makarti metodlarını uygulamak , kin sözlüğü kullanmak ve demokratlara şantaj yapmakla suçladı.
Kenidlerini özgür medya olarak tanımlayan Blogcular araştırma gazeteciliğin bir klasiği olan "60 Dakika" adlı televizyon programında yayımlanan Başkan Bush'un askerlik görevini tam olarak yerine getirmediğini öne süren raporun sahte olduğunu ortaya çıkararak ünlü gazeteci Dan Rather'in kariyerini sona erdirdiler. Den Rather tam 24 yıl CBS televizyonu akşam haberleri enkırmeni’ydi. Bunu yapan ilk bakışta çok mütevazı bir görünüme sahip Free Republic bloguydu. Bu olay bloglarn medyanın üstündeki en büyük zaferi olarak gösteriliyor. Den Rather olayıyla vatandaşın büyük medyalar karşısında pasif kalmak istemediği kanıtlandı..İnternet sayesinde Devlet veya büyük medya patronları karşısında şimdi kendi başına zayif ama saysı sayesinde güçlü olan blogcular duruyor.. Onlar medyada yayınlanan her haberi inceliyor, yorumluyor ve kendi başına haber üretiyor.. Bu durumlar medyaları da, değişmeye zorluyor. Bir çok medya kuruluşu kendi internet sitelelerinde blogculara yer ayırarak, sıradan vatandaşın sesini duyurmaya başladı.

13 Ekim 2007 Cumartesi

Blog Hareket Günü

Web’deki bütün blogcular, 15 Ekim günü herkesin kafasına tek bir önemli sorunu koymak için bir araya gelecekler. 2007’deki konu; çevre. Tüm blogcular kendi yöntemlerince ve kendi konularıyla bağlantılı olarak yayım yapacaklar. Amac herkesin daha iyi bir gelecek için konuşmasını sağlamak.
Her milletten ve özgeçmişten, her konuda yazı yazan blogcuların katılımı gerekli.

Üsküp'ün eski fotoğrafları 3


CAMİ VE MAHALLELER

Neticeyi değil, nedenleri tartışmalıyız!


Bayramın ilk gününde evime gelen konukların çoğu, Makedonya Radyo Televizyonu’ndaki durumları sordu. Bu çok doğal, çünkü konuklarım MTV’de çalıştığımı biliyor ve aslında ima edilen kadro azalmanın Türkçe Programı’nı nasıl etkileceğini merak ediyordu.Bana kimler ve kaç kişi kovulacak diye sordular ve yanıtım bilmiyorum şeklinde oldu. Konuklarıma dedim ki esas sorulması gereken soru şu:

“Makedonya Radyosu Türkçe Programı, program olmaya devam ederekn nasıl oldu da Makedonya Televizyonu Türkçe Programı redaksyona dönüştürüldü. Bununla tarihte ilk kez 39 yıllık bir geçmişe sahip MTV Türkçe Programı, Roman, Sırp, Boşnak ve Ulahlar’ın düzeyine düşürüldü. MTV Türkçe Programı’nın program süresinin azalıp azalmayacağı ve kadro olarak kaç kişi çalışmaya devam edeceği sorulmaya başlandı. Bu bağlamda Türkçe Programın redaksyona dönüştürülmesi, durumun nedenini, kadro azalması ise, bu durumun neticesini gösteriyor.Neticeyi yerine, nedenini merak etmek gerekiyor.Türkçe Programı, statüsünü korumuş olsaydı kimse bunu tartışmazdı.Belki de bazı kadro azalmaları oldurdu ama az bir sayıda.”

Yazımda hep MTV Türkçe Programı’ndan söz ettim çünkü redaksyona dönüştürme kararı halen uygulnmadı.Bu durum MTV Türkçe Programı’nın statüsünü korumak için henüz tüm imkanların tükenmediğini gösteriyor. MTV Türkçe Program yönetiminın bu konuda bir şey yapması için zamanı daraldı. Öte yandan Makedonya Radyosu Türkçe Programı yönetimine ise tebrik etmek gerekiyor.Onlar, zamanında çaba gösterip statüsünü korudular ve şimdi kadro azalma sıkıntısını çekmiyorlar.

12 Ekim 2007 Cuma

Üsküp'ün eski fotoğrafları 2


TİCARİ VE KAMU YAPILAR

Ramazan Bayramı ilk kez devlet bayaramı olarak kutlandı.


Ramazan Bayramı Makedonya'da ilk kez devlet bayramı olarak kutlandı.Daha ömce Makaedonya'da müslimanlar çoğunlukta olan hristiyan aleminin Noel ve Paskalya günlerinde işe gitmiyordu. Bayramlar yasasında yapılan değişiklikler sayesinde bu Bayram ilk kez dini mesubiyeti gözetmeksizin tüm Makedonya vatandaşları işe gitmedi.Bayram vesilesiyle daha sabah namazından tüm camiler doldu taştı.Merkez töreni Üsküp'ün Sultan Murat camiinde düzenlendi. Törene katılan Başbakan Nikola Gruevski, Arnavut Demokratik Partisi başkanı Menduh Taçi'nin yanında bağdaş oturup ilahi ve aşerler dinledi.Gruevski ardından İslam Birliği başkanı Süleyman Recepi'yi ziyaret edip bayramını tebrik etti. Makedon Ortodoks Klisesi Başpiskopsu Stefan da İslam Birliği Başkanına tebrik ziyaretinde bulundu.

Üsküp'ün eski fotoğrafları 1


KALE

10 Ekim 2007 Çarşamba

ABD’den Makedonya’ya destek, Atina’ya soğuk duş


Yunanistan’ın Etnos gazetesi Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa ve Avrasya büroso sekreter yardımcısı Rozmari Di Karlo'nun Yunanistan ve Makedonya arasında yıllardır yaşanan isim sorunu konsunda yaptığı açıklamasının Atina'da soğuk duş etkisi yarattığını yazdı.Bu gazetenin yorumuna göre Rozmari Di Karlo Makedonya’nın NATO üyeliğine Yunanistan’ın veto hakkını kullanamayacağını ve NATO üyeliğinin isim sorunuyla hiç bir bağlantısı olmadığını söyledi.

Bu açıklmadan hareket eden gazete Yunanistan’ın Makedonya’yla olan isim sorunu konusunda pozisyonun zayıfladığını yazdı. Bu yorum şöyle devam ediyor. “2004 ile 2006 yılları arasında Yunanistan hükümeti Makedonya’nın Birleşmiş Milletler'e kabul edildiği Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya geçici adıyla NATO'ya kabul edileceğini açıklamıştı.
Ardından Atina Üsküp’ün anayasal adıyla NATO’ya kabul edilmeyeceğini savundu.Seçimlerden sonra ise hükümet isim sorunu konusunda çözüm bulunmadığı takdirde Makedonya’nın NATO üyeliğine veto hakkını kullanacağını ileri sürdü.

Devlet zirvesindeki kriz kısmen aşıldı


Cumhurbaşkanı Branko Crvenkovski 11 büyükelçi önerisini kabul etti, 2 büyükelçi teklifini red etti. Crvenkovski bunu Başbakan Nikola Gruevski’ye de bildirdi.

Cumhurbaşkanı hükümetin Belçika, İspanya, Büyük Britanya, Hırvatistan, Kara Dağ, Ukrayına, Sırbistan, Çek cumhuriyeti, Romanya , NATO ve Birleşmiş Milletler’e teklif ettiği büyükelçilerin kabul ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı sadece hükümetin Bosna Hersek ve Katar’a gönderilmesi için önerdiği adayları kabul etmedi.
Cumhurnaşkanın kabinesinin yayınladığı bildiriye göre Crvenkovski Bosna Herseğe önerilen adayı konusunda itirazı olmadığını, Makedonya’nın Bosna Hersek büyükelçisi Mihaylo Trpkovski görev süresinin yarısında bulunduğunu ve cumhurbaşakanın onu görevden almadığını bildirdi. Crvenkovski diğer bir aday için agreman süresinin devam ettiği için Katar’a n önerilen büyükelçi adayını kabul etmediğini açıkladı.
Başbakan Nikola Gruevski ve Cumhurbaşkanı Branko Tsrvenkovskı arasında yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden Makedonya'nın bu ülkelerde aylardır büyükelçisi yoktu.Başbakan, Tsrvenkovski'nin teklif ettiği cumhurbaşkanı danışmanı Pendarovski
ve eski Başbakan Buçkovski'nin NATO'da büyükelçi olmasına karşı geldi. Cumhurbaşkanı ise başbakandan büyükelçi görevi için siyasetçi değil, profesyonel diplpmatları teklif etmesini istedi. Başbakan bunu kabul etti ve böylece devlet zirvesinde kriz kısmen aşıldı. Kısmen çünkü hükümet sözcüsü İvitsa Botsevski Cumhurbaşkanı Tsrvenkovski'nin iki büyükelçi adayının kabul etmemes'nden hükümetin duyduğu rahatsızlığını dile getrdi. Botsevski Dışişleri Bakanlığı'nda bulunan profesyonel diplomatlatın teklif edildiği takdirde büyükelçi adaylar listesini kabul edeceğinine dair söz verdiğini hatırlatarak biz sözünde durmasını bekliyorduk dedi.

09 Ekim 2007 Salı

Türklere ve zencilere yasak


Makedonya’dan rezil haber. Türklere ve zencilere yasak. Bu başlığı "Utrinski Vesnik" gazetesi baş ve sorumlu yazarı Erol Rizaov köşe yazısında kullandı. Kendisi de bir Makedonya Türkü olan Rizaov Abdulselam Kanzoski’nin sadece Türk olduğu için Hakimler Kurulu üyeliğine seçilmemesiyle Makedonya’nın dünyaya utanç verici bir haber gönderidğini değerlenirdi..Rizaov yorumunda şöyle devam ediyor:
“Bu dünyaya gönderdiğimiz en yeni nazi telegramı. Hem de doğrudan doğruya çok partili Makedonya meclisinden. Böyle bir karar iktidardaki VMRO DPMNE ve bu paRtinin lideri Başbakan Nikola Gruevski aldı.”
Katil fermanın Brüksel’den aldığımız en yoğun eleştirmelerle denk düştüğünü hatırlatan Erol Rizaov VMRO DPMNE bir zmanlarda Anerika’nın Ku Klux Klan’ı gibi oldu. Orada Zencilere, Makedonya’da ise Türklere giriş yasak dedi..

Rizaov Türkiye’den kendisini arayan siyasetçiler ve medya sahiplerine bu olayı açıklamakta zorluk çektiğini ve bu olayın Makedonya’nın Türkiye’yle olan iyi düzeydeki ilişkilerine zarar verebileceğini yorumladı.

Türk olduğu için Hakimler Kuruluna seçilmedi

Cuma, 05 Ekim 2007 MTV Türkçe Programı


Meclisin genel kurulu dün hakimler kurulu üyeliğine önerilen 5 adaydan sadece Türk olan Abdul Selam Kanzoski’yi seçmedi.
Oysa iktidarın atama komisyonu aracılığıyla önerdiği 3 adayını,daha küçük etnik topluluklara ait milletvekillerin oyları sayesinde seçti. Sırp Demokratik Partisi milletvekili İvan Stoilkoviç, Birleşmiş Emansipayon Romanlar Partisi ve bağımsız milletevekili Esad Rahiç Badinter çoğunluğu için gereken kilit 3 oyu sağladı.
Türkiye’de bulunan Türk Demokratik Partisi milletvekilleri Kenan Hasip ve Hadi Nezir bu 3 adayın oylamasına katılmadı. Daha küçük etnik topluluklara ait milletvekilleri sayesinde hakimler kurulu üyelerin seçilmesi ve buna karşılık iktidarın daha küçük etnik topluluklara ait Kanzovski’yi seçmemesi durumu gazetecileri daha küçük etnik toplulukların iktidar tarafından aldatıldığı doğrultusundaki sorularına neden oldu.
Türk Demokratik Partisi milletvekili Kenan Hasip seçim ve atama komsiyonun önerdiği adayların oylamasına katılmadığı için aldatılmış olarak kendisini hissetmediğini ancak adaylar arasında en kaliteli olan Kanzonski’nin Türk olduğu için seçilmemesinden dolayı kırgın olduğunu söyledi. Hasip sadece seçim yasasının onaylanması ve azınlıklarla ilgilencek hükümet acentesinin kurulması durumunda badinter çoğunluğun sağlanması için hükümet tekliflerine oy vereceklerini söyledi.Kendilerini aldatılmış hisetmeklerini belirten Esad Rahiç ve İvan Stoilkoviç Nato ve Avrupa Birliği üyeliği için oy verdiklerini açıkladılar.
Sosyal Demokrat Birliği milletvekili İgor İvanovski iktidar çoğunluğun Hakimler Kurulu aday bir kişiyi sadece Türk olduğu için seçememesi utanç verici olduğunu vurguladı. İktidar çoğunluğunun cumhurbaşkanın Hakimler Kurulu üyeliğine teklif ettiği Mentor Köku ve Abdul Selam Kanzovski konsunda birlik göstermedi.
Yeni Sosyal Demokratik Partisi önerilen tüm 5 adaya onay verdi. VMRO DPMNE Köku’ya destek verirken Arnavut Demokratik Partisi Kanzoski ve Köku’nun Arnavut karşıtı eylemlerle tanınmış olduğunu değrlendirerek bu teklife karşı geldi.
Bu Partinin başkanı Menduh Taçi VMRO DPMNE milletvekilerine seslenerek sınırı aştınız dedi ve Köku’nun onaylanmasından sonra oturumu terketti. VMRO DPMNE hakimler kurulunda bir Türk üyesinin olduğu gerekçesiyle Kanzovski’ye oy vermedi. Bu partiden milletvekili Silvana Boneva hakimler kurulun en büyük kısmının seçildiğinı dolaysıyla muhalefetin tüm suçlamalarını kabul etmediğini söyledi.

HABER:ERDEM AHMET

Meclis anket komisyonu kurulamıyor

Cuma, 28 Eylül 2007 MTV Türkçe Programı

Meclis olaylarını araştıramak ve sorumluları tespit etmekle görveli anket komisyonun kurulması için dün genel kurul karar aldı ama muhalefet ve iktidar komisyonda yer alacak 7 üye konusunda bugün de anlaşamadı.
Hem iktidar hem muhalefet bu komisyonda 4 üyesi olmasını istiyor. İktidarın ve muhalefetin anlaştığı tek konu komisyon başkanın iktidardan olması oldu.Milletvekili grup başkanların yaptığı kordinasyon toplantısında karar çıkmayınca görüşmeler önümüzdeki pazartesiye ertelendi.
Demokratik Bütünleşme Birliği anket komisyonundan raporun hazırlanmasına kadar meclis çalışmalarına katılmayacağı doğrultusundaki kararını tekrarladı. Bu partiden Milletvekili olan Rafiz Aliti Komisyonun kurulmamasından iktidarı sorumlu tuttu. Aliti Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Sadula Duraku’nun Demokratik İlerleme Partisi milletvekili Abduladi Veyseli’yi vurduğunu kabul etmedi.
Sosyal Demokratik Partisi milletvekili Yani Makraduli iktidarın elinde içişleri bakanlığı, meclis güvenliği ve güvenlik kameralardan görüntülerin olduğunu dolaysıyla komisyonda 4 üyenin muhalefetten olması gerektiğini söyledi.
Makraduli Alsat televizyonu kameramanın dövülmesinden sorumlu polislerin bulunması ve haklarında suç duyurusunda bulunması için İçişleri Bakanı Gordana Yankulovska’ya çağırıda bulundu. Gazetecilerin A1 televizyonu gazetecisine Demokratik Bütünleşme Birliğin korumasından tokat atıldığını ve Sadula Duraku’nun Abduladi Veysili’ye saldırdığını hatırlatmasından sonra Makraduli şiddete karışanların tümünün sorumluluğun tespit edilmesini istedi.
Liberal Demokrat Parti ise içişleri bakan yardımcısı Refet Elmazi hakkınada gen sorunu önergesi sundu. Bu partiden milletvekili olan Andrey Jernovski Makedonya’nın siyasi tarihinde ilk kez bir hükümet üyesi bir meclis üyesine şiddet uyguladı. Bu saldırı bir yasam organında oldu ve kamu oyu bunu televizyonda gördü.
Refet Elmazi’nin her vatandaşı korumakla görevli olan içişleri bakanlığın yüksek yetkili olarak bunu yapması büyük bir skandal dedi. İktidar milletvekileri anket komisyonuyla ilgili açıklama yapmadı.

HABER:ERDEM AHMET

Meclis şiddet olaylarına yankılar

Çarşamba, 26 Eylül 2007 MTV Türkçe Programı

Makedonya meclisinde dün yaşanan tatsız olayların ardından bugün durum sakinliğini koruyor.Mecliste yaşanan olaylarla ilgili siyasi partilerden gelen yankılar bugün de devam etti.
Olayla ilgili Sosyal Demokratlar Birliği başkanı Radmila Şekerinska yaptığı açıklmasında Arnavut partilerinin milletvekileri arasında yaşanan tatsız olayları sert bir dile kınadığını dolayısıyla hangi partiden olursa olsun olayı çıkartanlardan sorumluluğa tutulmasını istediğini vurguladı.
Şekerinska mecliste yaşanan olaylarla ilgili iktidarda olan Vmro Dpmne ile Arnavut Demokratik Partisinin sorumluluğu üzerine almaları gerektiğini dile getiriken mecliste kuralları çiğneyen ve kavga çıkaranlara suç duyurusunda bulunmasını istediğini vurguladı.
Sosyal Demokratlar Birliği başkanı Radmila Şekerinska mecliste daha önceden silahlı kişilerin dolaştığını uyardıklarını ancak meclis başkanı Lyubişa Georgievskiden bu konuda hiçbir önlem alınmadığını belirtirken meclis başkanını genel kurul çalışmalarını kötü yönetmekle suçladı.Sosyal Demokratlar Birliğine göre olaylarla ilgili uluslararası tarafından gelen tepkilerin beklendiğini söyledi.
Öte yandan Arnavut Demokratik Partisi lideri Menduh Taçi yaptığı açıklamasında dün yaşanan olaylardan ötürü üzüntü duyduğunu dile getirirken Demokratik bütünleşme birliği milletvekili Teuta Arifiye yönelik yapmış olduğu saldırıyla ilgili ortaya atılan iddiaların yalan olduğunu böyle bir şey yaşanmadığını söyledi.Taçi mecliste yaşanan olayların Sosyal Demokratlar Birliğinin bir senaryosu olduğunu belirti.
Olayla ilgili bugün kalkandelende bir basın toplantısı düzenliyen demokratik ilerleme partisi lideri Abdüladi Veyseli Ali Ahmetinin dünkü olaylardan sorumlu olduğunu ve meclisten Sosyal Demokrat Birliği başkanı Radmila Şekerinskayla birlikte tüm bu faliyetleri koordine etiğini suçladı.Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Cevat Ademi Milletvekili Sadula Durakunun Üsküp kalkandelen otobanı gişelerinde polis tarafından durdurulduğunu ve partisinin müdahalesi sayesinde serbest bırakıldığını söyledi.
Öte yandan Yeni Sosyal Demokratlar Birliği milletvekili Vele Mitanovski dünkü gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamasında A1 özel televizyonunun muhabirine yapılan saldırıyı ve mecliste silahlı parti korumalarının dolaşmasını kınadı.

HABER:ERDEM AHMET

Meclis'te yumruklar konuştu


Salı, 25 Eylül 2007 MTV Türkçe Programı

Seçim yasası değişikliği ilgili meclis görüşmeleri kavgayla sonuçlandı. Demokratik İlerleme Partisi milletvekili Abduladi Veyseli kürsüde konuşurken milletvekili Rafiz Aliti ve Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekileri sözlü sataşmada bulundu.
Veyseli Aliti’ye seslenerek bana özel bir şey söylemek istersen çık dışarı anlaşalım dedi. Bu gerginliği yumuşatmak için Meclis Başkanı Lyubişa Georgievski mola verdi. Veyseli yerinde oturdu ancak Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Sadula Duraku Veyseli’yi ensesinden vurdu.
Bu harketten sonra meclis güvenliği araya girdi ve bu sırada Arnavut Demokratik Partisi milletvekili Rujdi Matoşi ve Sadula Duraku arasında itişmeler yaşandı.Bu anı hiç bir kamera yakalamadı, meclis televizyonu mola olduğu için meclis salonun duvarını gösteriyordu. Milletvekilerin her biri olayı kendi açısından yorumladı. Meclis Başkanı Lyubişa Georgievski oturumdan hiç bir şey olmadı.
Mola verdiğimden sonra olanlar oldu Mola oturumun bir parçası değildir dedi. Sosyal Demokrat Birliği milletvekili Yani Makraduli bu olaydan Başbakan Nikola Gruevski, Meclis Başkanı Lyubişa Georgievski ve Abdula Veyseli’nin sorumlu olduğunu söyledi.
Sadula Duraku’nun sorumlu olduğunu söyleyen VMRO DPMNE milletvekili Valdimir Gorçev Sosyal Demokrat Birliğin suçlamaları kabul ediyoruz. Küresel ısınmadan ve dünyadaki tüm sorunlardan Başbakan Gruevski sorumludur şeklinde konuştu. Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekili Cevat Ademi Başbakan Nikola Gruevski ve Abduladi Veyseli’yi olaydan sorumlu tuttu.
Sadula Duraku’nun davranışlarını nasıl yorumluyorsunuz şeklindeki sorumuza cevaben Ademi, Duraku’nun Veyseliyiği vurduğunu görmedim diye konuştu. Abduladi Veyseli kürsüde bulunduğu sırada Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekillerin kendisine hakaret ettiğini ve konuşmasından sonra Sadula Duraku’nun kendisini vurduğunu söyledi. Veyseli Ali’tiyi salon dışında çıkmaya davet ettiğini doğruladı.
Siyasi partiler arasından sağlanan anlaşmaya göre ilk aşamada bulunan bu yasa değişikliği üzerindeki görüşmelerin bugün bitmesi bekleniyordu ancak bu olaydan sonra miletvekilli grub başkanları oturumun nasıl devam edeceğine karar vermek üzere tekrar toplanadı. Bu arada Arnavut Demokratik Partisi ve Demokratik Bütünleşme Birliği milletvekilleri arasında da mecliste bir dövuşme yaşandı.Demokratik Bütünleşme Birliği’ne ait korumalar ise A1 gazetecisi Lirim Dulovi’ye tokat vurdu.


HABER:ERDEM AHMET

Radanya’da eğitim boykotu devam ediyor


Çarşamba, 19 Eylül 2007 MTV Türkçe Programı

Türkçe eğitimde yaşanan sorunlar yüzünden Karbintsi belediyesi odak noktası oldu. Bu belediyeye bağlı Radanya Türkleri geçen ayın 14’ünde birinciden dördüncüye kadar türkçe karma sınıfın açılması için belediyeye resmi talep sundular. Türkler yıllardır bu köyde Makedonca okudular.
Belediye başkanı gerektiği gibi bu talebi hemen eğitim bakanlığına göndermedi. 1 Eylülde Türkçe sınıfın açılmadığını gören veliler çocuklarını okula göndermedi.Belediye başkanı boykotu öğrenince talebi eğitim bakanlığına gönderdi ama velilerin istediği gibi 19 çocuk için değil sadece birinci sınıfa başlayan 11 çocuk için talep gönderdi. Eğitim bakanlığı bu 11 çocuk için onay verdi ancak veliler tüm 19 çocuk için onay verilmediği için boykota devam dedi.

Mevzuatı gerekçe olarak gösteren Karbintsi Belediye başkanı Hasan Hüseyin eğitim bakanlığın kararının sadece 11 Türk çocuğunu kapsaması için çaba sarfettiğini de gizlemiyor.

Karbintsi Belediye Başkanı Boris Gavrilov

11 öğrencinin Türkçe eğitimi için onay aldım.Yeni sisteme göre 6 ve 7 yaşında olan ve bu yıl birinciye başlayan çocuklar için onayım var. Veliler ikinci, üçüncü ve dördüncüye devam eden öğrencilerin de Türkçe devam etmelerini istiyor. Ancak yasaya göre bir öğrenciler hangi dilde başladıysa o dilde devam etmesi gerekiyor.

Eğitim bakanlığı ise yasayı belediye başkanından tamamen farklı yorumluyor.

Eğitim Bakanlığı ilk ve orta okul yöneticisi Lyupço Spasovski’ye göre ise “yasada öyle bir şey yok. Çocuklar ana dilini bilirse ana dilinde okuyabilir.

Lyupço Spasovski, Belediye başkanı 19 çocuk için karma sınıfın açılmasını talepte bulunmuş olsaydı Eğitim Bakanlığı da bu talebe onay vermiş olacaktı dedi.”

170 haneli Radanya köyünde 40 hanede Türkler yaşıyor. Geri kalanları ise Makedonlar oluşturuyor. Karbintsi belediyesine bağlı Gaber köyünde de 6 çocuk okula gitmiyor. Bu köyde 50 yıldır kimse okula gitmedi ve eğitim bakanlığın kararıyla bu çocukların bu yıl ilk kez okula başlamaları gerekiyordu ancak belediye başkanı eğitim bakanlığından yeni öğretmen için para almadığını savunarak hiç bir türlü eğitimin başlaması için izin vermiyor.

Eğitim bakanlığı ise Gaber çocukların okula gitmeleri için onay verdiğini ve belediye başkanın paraları beklemeden bu karara uyması gerektiğini vurguluyor. 4600 kişin yaşadığı Karbintsi belediyesinde yüzde 18’ini Türkle oluşturuyor. Hocalı, Pırnalı ve Kutsa’da birinciden dördüncüye kadar Türkçe eğitim var ancak beşinciden sekizinciye kadar tüm çocuklar Makedonça okuyorlar.

HABER:ERDEM AHMET

50 yıl okula gitmediler


2006 YILINDA MAKEDONYA TELEVİZYONU TÜRKÇE PROGRAMI'NDA YAYINLANAN BU RÖPORTAJ MAKEDONYA MEDYA ENSTÜTÜSÜ'NÜN HER YIL GELENEKSEL OLARAK VERDİĞİ "EN İYİ ARAŞTIRMACI HABER" YARIŞMASINDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI

06 Ekim 2007 Cumartesi

Yok olan Türkler


Radoviş belediyesine bağlı Oraovitsa’dayız. Eskiden burası Türk köyümüş. 500 haneli Bu Makedon köyünde şimdi sadece 2 Türk ailesi yaşıyor.. Geçen asırın 50’lili yılarında Türkiye’ye başlayan göç yüzünden köydeki Türk varoluşunun izleri yok olmuş. Cami yerine sağlık ocağı yapılmış, türk mezrlığı da sürülmüş/Radoviş belediyesine bağlı Oraovitsa’dayız. Eskiden burası Türk köyümüş. 500 haneli Bu Makedon köyünde şimdi sadece 2 Türk ailesi yaşıyor.. Geçen asırın 50’lili yılarında Türkiye’ye başlayan göç yüzünden köydeki Türk varoluşunun izleri yok olmuş. Cami yerine sağlık ocağı yapılmış, türk mezrlığı da sürülmüş.

Rujdi Zeynulov şöyle konuştu:

-"Bizi yok etmek için yıktılar camiyi. Ardından mezarlığı sürdüler. Mezarlıkta yakınlarım vardı.Şimdi cenazeleri Radoviş’a götürüyoruz".

Oraovitsa’dan hemen sonra 450 haneli Podareş köyü geliyor. Burada da durumlar pek farkı değil. Köyde sadece 3 Türk ailesi yaşıyor.Eski cami yıkılmış ve ahır olarak kullanılıyor. Türk mezarlarından da iz kalmamış.

İsmail Hasanov şöyle konuştu:

-"Dedem bu camide imamdı. Şimdi camiyi ahır olarak kullanıyorlar".

Eskiden türk köyü olan Podareş^te Makedonlar bile Türkçe konuşuyormuş.


Aynı yolun devamında Yargulıtsa bulunuyor.. Bu köyde sadece iki Türk yaşıyor. Burada son Türk ocağı sönmek üzere.Burada da cami yıkılmış ve müsliman mezarlığı tarlaya dönüştürülmüş.

Şerif Şeriforv şöyle konuştu:

-"Eskiden camiye giderdik. Şimdi ibadet yapmıyoruz".


Şerif ailesinin kızı Zela Radoviş’e taşınmış ve köye dömeyi düşümüyor.Çocukları da aynı fikirde. Yargulitsaya dönüş yok.

Radoviş bölgesinde son yıllar göç azaldı ama durmadı..Doğu Makedonya yörükler derneği başkanı Enver Hüşein Radoviş bölgesindeki türklerin göç etmesini ekonomik nedenlere bağlıyor.


Göç nedeniyle 3 Radoviş köyünde Türk izleri yok olmak üzere. Radovişin diğer Türk köylerinde böyle bir durum şimdilik söz konusu değil.Tabi ki göç tekrar hız kazanmasa.

Ustrumca’nın Türk Mahallesi

Doğu Makedonya’nın tarım merkezi Ustrumca’dayız. 55 bin kişinin yaşadığı bu kent düzgün ve temiz görünüyor..Çevre köylerdeki güçlü tarım sektörün olması ve kenteki özel sanayının büyümesi sayesinde Ustrumca Doğu Makedonya’nın en canlı kentleri arasında yer alıyor. Tüm bu tespitler Ustrumca’da bulunan Türk Mahallesine geçerli değil. Ülkemizde diğer kentlerde de gece kondu mahalleleri var ama Ustrumca’nın Türk mahallesi gördüğümüz en kötülerden biri. Mahalenin ana sokakları asfaltlı ama yan sokaklarda asfalt döşenmemiş. Kanalizasyon yok. Işıklandırma sadece ana sokaklarda mevcut. Çöp konteynerlerine hiç rastlamadık.Burada yaşayan yaklaşık 4 bin vatandaş Mahalenin en büyük sorunu olarak su eksikliğini gösteriyor.Türk mahalesinin yüksek bölümlerinde su yok. Soydaşlarımız her gün mahalenin daha alçak bölümlerinden su taşıyor.


Ustrumca Belediye Başkanı Zoran Zaev şöyle konuştu:

-Türk topluluğun en büyük sorunu olan su sorunun haledilmesi başlamıştır ve bu doğrultuda faaliyetler yapılıyor. Su deposu tamamlandı. Tüm evlere su getirmek amacıyla 3 milyon denar değerinde olan su basıncın artırılmasına ilişkin projeyi imzladık. Türk topluluğun yaşadığı su sorununu kısa zamanda hal edeceğiz.
Mahalenin temizliliğine gelince çöp toplama şirketi bu sorunun hal edilmesini ele almıştır.Burada sadece çöp konteynerlerin temin edilmesi söz konusu değil.Temizlik sorunların bir kısmı yukarıdaki mahallerden kente doğru akan kirli sudan geliyor.Bu sorunun hal edilmesi için 60 milyon denarlık bir projemiz var. Gelecek yılın mart ayından ittibaren çalışmalar başlayacaktır. Çöp toplama şirketi mahallerde çöp konteynerler koyması için benden emir almıştır. Işıklandırmaya gelince ihale bir kaç gün önce tamamlandı.Türk mahalesi sakinleri diğer vatandaşlarla eşit olacak ve kent ışıkklandırmasına ulaşacak. İnaniyarum ki mahalle alt yapısının diğer semtlere yakın bir derecede olacak çünkü burası Ustrumcanın bir parçasıdır.


Son sayıma göre Ustrumcada 3754 Türk yaşıyor. Bu rakam Ustrumca ahalisinin yüzde 6.87’sini oluşturuyor. Yerli Türkler sayımda hile yapıldığını ve Ustrumcadaki Türk sayısının 6000 üzerinde olduğunu iddia ediyor.Durumlar he nasılsa Ustrumcada yaklaşık yüzde 92 olan Makedonlardan sonra Türkler ikinci sırada bulunuyor. Ustrumaca belediye konseyinde bir Türk var. Ustrumca belediyesinde ise hiç bir türk çalışmıyor. Türk Mahalesinde durumların böyle olmasının en büyük nedeni fakirlik. Burada çok az sayıda insan çalışıyor. Türkleri Ustrumca pazarında görüyoruz. Pazarda kayıt dışı mallar elde satan Türkler sık sık polisle sorunlar yaşıyor. Satıcılar arasında okulda olması gereken çocukları da görüyoruz.


Ustrumca Belediye Başkanı Zoran Zaev şöyle konuştu:

-"Şimdiye kadar belediyede Türk çalışanımız yok.Biliyorsunuz ki belediyenin yeni yetkileri çerçevesinde yeni yönetim oluşturmaktayız.Belediyede etnik topluluklar arası ilişkilerden sorumlu bir bölümümüz olacak. Çoğunlukta olan Makedonlar dışında en büyük azınlık Türklerdir. Azınlıkların yüzde 90’nını Türkler oluşturuyor. Az sayıda Romanlar da var.Bu bölümde Türk topluluğun temsilcisi olacak ve yerel yönetimde Türkleri temsil edecek.Belediye’nin Çöp toplama şirketinde kentte temsil ettikleri orantıdan daha fazla Türk çalışıyor . Genelde diğer devlet ve kamu şirketlerinde az sayıda Türk çalışıyor".

Beşinci sınıftan sonra çocuklar okumak yerine çalışıyor.Ülkemizde İlk okul eğitimin zorunlu olmasına rağmen veliler çocuklarını okula vermiyor ve böylece çocuların geleceğini engelliyor.



Mareşal Tito İ.O. müdürü Sofya Makancieva şunu söyledi:


-Mareşal Tito ilk okulunda birinciden dördüncü sınıfa kadar 8 Türk sınıfımız var. Bu sınıflarda toplam 215 öğrenci okuyor.Öğretmenlerin açıklamalarına göre birinciden dördüncü sınıfa kadar kapsanan öğrenci sayısı tatmin edici çünkü tüm çocuklar okula gidiyor. Ancak dördüncü sınıfı bitiren öğrencilerin beşinciden sekizinciye kadar devam etmemesi kaygı verici. Türk çocukların okumamasının nedeni ailede bulunuyor. Veliler okulların yanısıra çocukların eğimi için önemli etkeni olduğunu düşünüyorum. Veliler bu konuda sorumsuz davranıyor.......
....İlk öğretim tüm çocuklar için zorunludur. Belki de Velilerle daha çok konuşmamız lazım. Bu görüşmlere öğretmenler ve yerel yönetim temsilcisinin de katılması lazım Velilerin ilk okul eğitimin zorunlu olduğu ve çocukların ilk okul eğitimini tamamlamaları gerektiğini anlamaları lazım.......
.....Geçen yıl Öğretmenler veliler aracılığıyla beşinciden sekizinci sınıfa kadar türkçe bir sınıfın kurukması için inisiyatifte bulundu.Öğretmenlerin açıklamalarına bakılırsa bir çok dersin türkçe yapılması için kadro yok.Sadece Türk öğrencilerden oluşan sınıfta Makedonca ders yapılması nekadar yararlı olacağını bilmiyorum....

Son yıllarda öğretmenlerin çabaları sayesinde bazı öğrenciler ilk okulu bitirip orta okula yazıldı. Onlar okulu zor hayattan kurtulmak için bir umut kapısı olarak görüyor.


Ustrumcada 17 asıra ait Orta Cami var ama yirmi yıdır camide ibadet edilmiyor.Caminin altında arkeolojik çalışmalar yapılıyor.

Arkeolog Zoran Ruyak şunu söyledi:

-"Yeterince paramız varsa çalışmaları 2 yada üç senede tamamlayabiliriz. Her şey araştırmalar için verilcek paralara bağlı. Bu arkeolojik kazılar Makedonyanın en önemlileri arasında yer alıyor. Yerleşim yerinin merkezinde bulunuyor. Burası dini bir yer. Bu yerde dini etkinliklikler Eski yunanlardan başliyarak Romalılar döneminde devam etmiş. Ardından orta çağ hristiyanlık gelmiş ve sonunda bu camiyi Osmanlılar yapmıştır. Umuyoruz ki çalışmalar kısa zamanda tamamlanacak ve cami islam birliğine iade edilecek".

Türk Mahalesi sakinleri dini ibadetlerini bu mescitte yerine getiriyor. Bu yapının başlıca amacı ölüleri yıkamakmış ancak camilleri olmadığı için mahale sakinleri gusul haneyi mescide dönüştürmüş.

Ustrumca Belediye Başkanı Zoran Zaev şunu söyledi:

-"Göreve gelmeden önce İslam Birliği başkanı ve temsilcileriyle konuştum. Burada sorun mescitin araziye sahip olmamasıdır. Belediyenin kamulaştırdığı bir arazinin karşılığı olarak arazi vermesi gerekiyor. Burada 4000 vatandaşa yetecek bir caminin inşa edilmesi öngörülüyor. Biz imkanlarımız dahilinde yardımcı olacağız"



Son yıllarda kentin merkezinde eski müsliman mezarlığı üzerinde yapılan yasa dışı inşaatlar ve diğer çalışmalar Ustrumca belediyesi ve Türkler arasında anlaşmazlıklar yaratmıştır. Türkler baskılar sonucu yol inşaatı için mezarlığın bir kısmını belediyeye devretmiş. Bu anlaşmaların dışında son zamanlarda mezarlığın geri kalan araziside belgesiz yapıların inşa edilmesi Türkleri rahatsız ediyor.

Ustrumca Belediye Başkanı Zoran Zaev şunu söyledi:


-"İslam Birliği temsilcilerle yaptığımız görüşmeler çerçevesinde mezaelıkların taşınması konususu açılmıştır.Malesef konuştuk ve burada kaldık. Yolun açılması doğrultusunda Belediyenin ihtiyaçları karşılanmıştır ancak vatandaşların ihtiyaçları karşılanmadı.Bu konu burada kapanmıştır.Bayındırlık planına göre burada konutların inşa edilmesi öngörülüyor. İslam Birliği yönetimiyle konuşacağız. Belediye olarak mezarlık için uygun arazi temin etmemiz ve mezarlıktan uygun bir şekilde cesetleri yeni mezarlığa taşımamız gerekiyor.. Duygularını incitmemek amacıyla belli bir süreyle cestlerin yeni mezarlığa taşınmasına izin vermeliyiz. Bu konuyu tamamen hal edeceğiz. Bu konu Türk Topluluğun da lehinedir".

Ustrumca’dan ayrılıyoruz. Umarız ki bir daha geldiğimizde Türk mahalesini ve Türkleri daha iyi bi durumda görebileceğiz. O zaman Türk Mahalesinin ülkemizin en kötü mahaleleri arasında olduğunu demeden Ustrumcanın tamamen güzel, düzgün ve temiz göründüğünü söyleyebileceğiz.

Zorunlu eğitim var mı?

Makedonya anayasası uyarınca ilk okul eğitimi zorunludur. Anayasada ayrıca öğrencilerin ana dilinde oğretim görmeleri için hak tanınıyor. Bu hakları Üsküp’te veya Gostivar’da yerine getirmek çok kolay ama ülke genelide durumlar farklı.İstatistik kurumunun verilerine göre Ülkemizde okula hiç gitmeyen 4952 Türk var.Orantıları kıyaslarsak Türklerden sadece Romanlar daha kötü durumda. 15 yaş üzerinde olan vatandaşlardan ülke genelinde hiç okula gitmeyenlerin orantısı yüzde 4.22. Türklerin orantısı yüzde 8.64. Romanların orantısı ise yüzde 23.17.Türklerin eğtimiyle ilgili en büyük sorunlar Doğu Makedonya’da yaşanıyor. Özelikle kırsal bölgelerde ve gece kondu mahalelerinde.
Yerel yönetim yasası uyarınca İlk okul eğtiminden belediyeler sorumlu. 4600 kişinin yaşadığı Karbintsi belediyesinde nufüsün yüzde 18’ni Türkler temsil ediuor.Geçen yıl bu belediyeye bağlı Gaber köyünü ziyaret ettik Bu köye doğru-düzgün yol oldmadığı için Radanya köyünde MTV ‘den hareket ettiğimiz aracı bıraktık ve yolumuza jiple devam ettik.Yolumuzu bir kaç yerde dere suları kesti.Yerel halk bu dereye Kuru dere adını vermiş ama ismi sizi aldatmasın çünkü kuru dere sık sık taşmış dere oluyor.Kış aylarında bu dere sık sık taşıyor. Yolda gödüğümüz bu baraj bile derenin taşmış sullarına enegel olamıyır.Gaber köyü Radanya’dan sadece 6 kilomatre uzak. 20 dakikalık yolculuktan sonra köye ulaştık.Gaber’de 7 hane yaşıyor. Anayasamızda ilk okul eğtimi zorunludur belirtilmesine rağmen köyde okul yok. Gaber’de 7 ile 15 yaş arasında 8 çocuk var. Onlar da Ana babaları gibi okula gitmiyor.
50 yıldır bu köyde insanlar okulsuz büyüdü, evlendi, çocukları oldu ve çocukları tekrar okula gitmedi.İlk okul eğitimi zorunludur ilkesinin uygulanmasından sorumlu olanlar, neden Gaber’de çocuklar okula gitmiyor şeklindeki sorumuza biz bilmiyoruz bize kimse baş vurmadı diyor

Köy halkı tütüncülük ve hayvancılıkla uğraşıyor ancak köye yol olmadığı için tarımdan kazanmak çok zor. Eğitimsiz köy halkı sık sık kötü niyetli tücarların kurbanı oluyorlar. Bundan dolayı onlar çocukları için eğtim istiyorlar.
Eskiden Gaber’de 70 hane yaşıyormuş. Okulu ve camisi varmış. Ancak 50’li yıllarda Türkiye’te başlayan göç hane sayısını 5’e düşürmüş. Zamanla köy tekrar toparlanmış ve hane sayısı 20’ye yükselmiş. Son büyük göç 1989 yılında olmuş ve hane sayısı tekrar 5’e düşmüş.Gaber’de kalanlar, başka köylerden gelin almış ve köyde yaşamaya devam etmiş. Hane sayısı azalınca yerel yönetimin de ilgisi azalmış.
Bu röportajdan bir yıl geçmesine rağmen Gaber çocukları okula gitmedi.Oysa hem okul müdürünu ve hem belediye başkanını bu konuda haberdar ettik dolaysıyla Gaber çocukların okula gitmemeleri için hiç bir bahane kalmadı. Durumlar düzelmeyince bu konuyu Eğtim bakanlığına bildirdik.
Eğitim Bakanlığı Devlet Sekreteri Pero Stoyanovskişöyle konuştu-
''Ben bu konuşmadan sonra şunu vaad edebilirim. Samimi söylüyorum ki eğitim bakanlığı bu sorunu bilmiyordu. Önümüzdeki hafta ben devet müfetişliğinden ve ilk ile orta okul bölümünden bir ekip göndereceğim.Bu insanları ziyaret edeceğiz ve belediye başkanıyla konuşacağız. Vaad edebilirim ki önümüzdeki öğretim yılında bu çocukların okula gitmesi için gereken koşulları yerine getireceğiz.''

Okula gitmeyen çocukların bir kısmı kız çocukları oluşturuyor. Bu durumlarda bazı bölgelerde halen başlık parası geleneğin devam etmesi önemli bir rol oynuyor. Üç yıl önce Karbintsi’ye bağlı Pırnalı köyünü ziyaret ettik. Bu köyde 3000 avro başlık parası bulamayan erkekler ergen kalmak zorunda.
Başlık parası gelinin babasına veriliyor ve bu paranın en küçük kısmı bile genç çiftlere yardım etmek için kullanılmıyor.
35 hanenin yaşadığı bu köyde, Son dönemde köy öğretmenin çabası sayesinde kız çocukları da okula önem vermeye başladı.
Türklerin karşılaştığı diğer eğtim sorunu ise ilk okulu tamamlamayan çocuklar oluşturuyor.Makedonyada 13845 Türk ilk okulu bitirememiş.Bu rakamlar ornatılara dönüştürülürse 15 yaş üzerinde olan Türklerden yüzde 24.29’u ilk okula başlamış ama bitirememiş. Bu oarntı Romanlar’da yüzde 28.60, ülke genelinde ise yüzde 13.75.İki yıl önce Doğu Makedonya’nın tarım merkezi olan Ustrumca’yı ziyaret ettik. 55 bin kişinin yaşadığı bu kent düzgün ve temiz görünüyor..Çevre köylerdeki güçlü tarım sektörün olması ve kenteki sanayının büyümesi sayesinde Ustrumca Doğu Makedonya’nın en canlı kentleri arasında yer alıyor. Tüm bu tespitler Ustrumca’nın Türk Mahallesine geçerli değil. Ülkemizde diğer kentlerde de gece kondu mahalleleri var ama Ustrumca’nın Türk mahallesi gördüğümüz en kötülerden biri. Son sayıma göre Ustrumcada 4 000 Türk yaşıyor. Bu kentte Beşinci sınıftan sonra çocuklar okumak yerine çalışıyor.Ülkemizde İlk okul eğitimin zorunlu olmasına rağmen veliler çocuklarını okula vermiyor ve böylece çocuların geleceğini engelliyor.
Okula gitmeyen çocukları Ustrumca pazarında görüyoruz.Fakir ve eğitimsiz olan veliler, çocuklarını iş gücü olarak kulanıyor.

Eğitim Bakanlığı Devlet Sekreteri Pero Stoyanovski şöyle konuştu

''Bu konuda öğretmenlerin ve psıkologların ilgi göstermesi ve velilerle daha çok işlenmesi gerekiyor.. Çocularını okula devam ettirmek için velileri teşfik etmek lazım. Eğitili ve eğtimsiz arasındaki farklıkların ne anlama geldiğini anlatmak çok önemli..Ancak veliler de okulsuz olunca bunu yapmak çok zor, çünkü veliler de eğitimli ve eğtimsiz arasındaki farkı göremiyor. Tekrarlıyorum ki öğretmenler ve psikologların çalışması belediyenin ise proje hazırlaması lazım.Proje çocuklara okulu devam etirmek için teşfik edici olması ve bu projeye pedagogların da dahik edilmesi lazım. Biz bakanlık olarak bu sizin verdiğinzi bilgilerden sonra ne yapmamız gerektiğini bakacağız.Bazı uluslar arası sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerini de bu bölgeye yönelticeğiz.''


Megyaşi adlı ilk çocuk büyükelçiliği, okula gitmeyen Türk çocukların en büyük kısmı Ustrumca’da bulunduğunu açıkladı..
Bu derneğin yaptığı araştırmaya göre ülkemizde 18 bin çocuk okula gitmiyor.
Megyaşi İlk Çocuk Büyükelçiliği Gordana Zmiyanats Pirkovska

''Bir kaç yıdır Meyaşi çocuk büyük elçiliği tüm çocukların eğtimle kapsanması için faaliyetler yapıyor.. Makedonya’da 18 bin üzerinde çocuk okula gitmiyor.Biz bir kaç yıldır bu rakamın azalması için çaba sarfediyoruz.Malesef halen belli sonuçlar elde etmedik, ancak geçtiğimiz yıllarda kadedilen ilerlemeler önümüzdeki dönemde bazı olulumlu gelişmelerin yaşanabileceğini. Bunların arasında olumlu olarak değerlendirdiğim gelişme olarak zorunlu orta okul eğtimidir. Bu gerçekte olumlu bir gelişme ancak beni korkutan mesele ilk okula gitmeyen çocuklardır.Okula gitmeyen 18 bin çocuktan büyük bir bölümü ilk okula gitmeyen çocuklardır.Özel çaba sarfetmemiz gerekiyor. İlk önce bu çocukları ilk okul eğitimine dahil etmek ardından da orta okul eğitimiyle devam ettirmek lazım. Çok memnun olduğumuzu söyleyemeyiz ancak beni memnun eden gelişme Başbakan, Cumhurbaşkanı, meclis başkan yardımcısı ve bir çok tanınmış insan, çocukların okula gitmeleri için bizim gösterdiğimiz çabalara destek vereceklerini vaad ettiler ve bu bağlamda kampanyamıza imza attılar.
Malesef köylerde, okula gitmeyen Türk,Makedon ve Arnavut çocukları var.Bu çocuklardan Büyük bir ksımı Türkler oluşturuyor.Elde ettiğimiz bilgilere göre Doğu Makedonya’da ilk okula gitmeyen çok çocuk var. Özelikle Ustrumca bölgesinde. Bizim biliyoruz ki bu çocuklar ailelerine yardım olarak tarım işleri için kullanılıyor.Yerel toplum da bu çocukların okula gitmeleri için çaba sarfetmiyor.''


Doğu Makedonya’da en büyük sorunlardan biri yetişkin insanların eğitimsiz olmasıdır. Eğtimsiz olan veliler çocukların geleceği için eğtimin ne kadar önemli olduğunu anlamakta zorluk çekiyorlar.
Orta okul yasasında yapılan değişiklikler uyarınca önümüzdeki yıldan ittibaren orta okul eğitimi de zorunlu olacak.Zorunlu ilk okul eğtiminde büyük sorunlar yaşyan Türkler zorunlu orta okul eğtimini nasıl kabul edecekleri merak konusu. İstatistik kurumunun verilerine göre sadece 8831 Türk orta okulu bitirmiş. Ülke genelinde 15 yaş üzerinde olan vatandaşlardan yüzde 36.87’sı orta okul diplomaya sahip Bu orantı Türklerde sadece yüzde 15.50 . Romanlarda ise yüzde 9.67.
Ustrumca’da Son yıllarda öğretmenlerin çabaları sayesinde bazı öğrenciler ilk okulu bitirip orta okula yazıldı. Onlar okulu zor hayattan kurtulmak için bir umut kapısı olarak görüyor.
Karbintsi belediyesinde Türk çocukları birinciden dördüncü sınıfa kadar köylerinde, beşinciden sekizinci sınıfa kadar ise Karbintis’de bulunan okulda okuyorlar.
Geçen yıl Radanya’da Karbintsi ilk olkulundan Ocalıya dönen öğrencilerle karşılaştık. Onlar Radanya’dan Ocalıya jiple gidiyor.5 kişilik jipe 11 kişi giriyor. Çocukların sığması için için Jipe ek bir koltuk konulmuş. Bu şekilde yolculuk yapmaları onlara manı olmuyor çünkü sadece bir yıl önce 12 kilometrelik Ocalı yolunu günde iki kez yürüyürek gidiyorlardı. Karbintsi belediyesinde orta okul yok . En yakın orta okulun İştip’te olmasına rağmen Hocalı çocukları, orta okula gidiyorlar.
Doğu Makedonya’da Türklerin eğitim sorunlarıyla ilgili yaptığımız bir çok röportajdan sonra bazı durumların değişeceğini ümit ettik ama başaramadık.Sadece Pirnalı köyünden yürüyerek okula giden çocuklarla yaptığımız röportajdan sonra yerel yönetim çocuklara okul taşıtı temin etti ve Kutsa köyünde harabe durumundaki bu okul yerine yabancı kuruşların yardımıyla yeni okul yapıldı. Röportajlarımızdan sonra Gaber köyünde çocuklar okula gitmedi, Ustrumca çocukları halen pazarlarda. Bu durumlardan dolayı Eğitim bakanlığında Türk eğitimiyle ilgilenecek kişinin olup olmadığını merak ettik. Eğitim Bakanlığı bu soruma evet Türk Sivil Toplumu ise hayır diyor.
İstatistik kurumunun verilerine göre ülkemizde okula hiç gitmeyen vatandaşların sayısı 67358, ilk okulu bitirmeyen vatandaşalrın sayısı ise 219507. İlk okula hiç gitmeyen ve ilk okulu bitirmeyen vatandaşlar arasında en büyük orantıya sahip Romanlardan sonra Türkler geliyor. Okula hiç gitmeyen ve ilk okulu bitirmeyen Türkler genelde Doğu Makedonya’da yaşıyor ve en büyük kısmını kız çocukları oluşturuyor.Orta ve fakülte diplomaya sahip vatandaşlar açısından da Türkler sadece Romanlar’dan daha iyi.