24 Mayıs 2010 Pazartesi

Makedonya Türkleri Anonim Sözlü Halk Edebiyatı -BİLMECELER

Özgür Medya'nın yazarı Fatmagül'un araştırması.

Bilmeceler, Sözlü Halk Edebiyatı’nın en eski türlerinden biridir. Atasözleri gibi, bilmeceler de, temelinde benzetme sanatına dayanır. Arı ve öz bir dille kurulmuşlardır. Sabit bir şekilleri yoktur, zaman ve mekan içinde söyleyiciden söyleyiciye değişiklik gösterebilirler.

Makedonya Türkleri’nce söylenen bilmeceler, şekil bakımından diğer Türk dünyası bilmecelerinden farklı değildir, düz yazı (tek dize) veya şiir biçimindedir.

Düz yazı biçiminde olan örnekler genellikle bir cümledir.

*Altın tepsi (Güneş) (Gostivar)
*Yer altında kınali çivi (Havuç) (Doyran)
*Deniz üstünde yufka açar (Dalga) (Vrapçişte)


Bu cümlelerin bir kısmı; iç kafiyeler, aliterasyonlar, tekrarlar gibi ritmik ve şiirsel öğeler içerir.

*İki sapsız kaşık, başa yapışık (Kulaklar) (Kalkandelen)
*Baldan tatlı, baltadan ağır (Uyku) (Konçe Köyü / Radoviş)
*Küpe değil, küpe gibi (Kiraz) (Konçe Köyü / Radoviş)

Şiir biçiminde olan bilmecelerin yarıdan fazlası iki dizelidir. Bunların içinde kafiyesiz (ab) olanları da vardır, ama çoğu aralarında kafiyelidir (aa).

(a) Doksan dokuz cemaat
(b) İki müezzin, bir imam (Tespih) (Vrapçişte)

(a) Dil süler saklanır
(a) Sırt belaya katlanır (Dayak) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)
sülemek: söylemek

Bir kısmında, mısra sonlarındaki kafiyelerin yanısıra, bir de mısra ortalarında görülen iç kafiyeler bulunur.

(a) Beyazdır, süt dildır
(a) Küçüklidır, toz dildır (Kar) (Vrapçişte)
dil: değil

(a) Ben bağırırım, o dinler
(a) Ben susarım, o söyler (Ses Yankısı) (Üsküp)

Üç mısralı bilmeceler kafiye düzeni bakımından birbirinden farklılık gösterir. Mısralar kendi aralarında kafiyeli (aaa) olabildikleri gibi, içlerinden biri serbest (abb)-(aab)-(aba) ya da herbiri serbest (abc) de olabilir.

(a) Yedi aga kardaştırler
(a) Geçerler birer birer
(a) Sayisi pazarda biter (Haftanın Günleri) (Vrapçişte)

(a) Bir yorganım var
(a) Her yeri sarar
(b) Yalnız denizleri saramaz (Kar) (Ohri)

(a) Ektim beyaz
(b) Bitti yeşil
(c) Sora oldi kırmızi meşin (Biber) (Vrapçişte)
sora: sonra


Dört mısralı bilmeceler arasında; kafiye düzeni mâni biçiminde (aaba), mesnevî şeklinde (aabb), koşmanın ilk dörtlüğü gibi (abab) olanların yanısıra kendi aralarında kafiyeli (aaaa) olanlar ve herbiri serbest (abcd) olanlar ile ikişer mısraları serbest (aabc)-(abac)-(abcb)-(abcc) olanlar ve ilk veya son mısrası serbest (abbb)-(aaab) olanlar da vardır.

(a) Ele alıp tutulmaz
(a) Dükânlarda satılmaz
(b) Kimisınde pek fazla
(a) Kimisınde bulunmaz (Akıl) (Ohri)
dükân: dükkân

(a) Uzun uzun, zurnaya benzer
(a) Sıra sıra, turnaya benzer
(a) Tel tel, kadayıfa benzer
(a) Kat kat, yufkaya benzer (Mısır) (Konçe Köyü / Radoviş)

(a) Hepiniz bilirsiniz
(b) Bu küçücük bir oda
(c) Fakat vardır içinde
(b) Tatlı güzel bir gıda (Fındık) (Üsküp)

(a) Kırmızidır nar gibi
(b) Yenılmez, ele alınmaz
(b) O kimseye darılmaz
(b) Sal suyle dost olmaz (Ateş) (Gostivar)
sal: sadece

Mısra sayısı dörtten fazla olan bilmeceler de bulunmaktadır.

Beşlik
Çarşıdan alınmaz
Mendile konulmaz
Yenmez, içilmez
Bunun değeri
İnanın biçilmez (Uyku) (Kalkandelen)


Altılık
Bilmece bildirmece
Duvarda gündüz gece
Çabuk yapar bakınca
Çabuk bozar kaçınca
Hatta gülsen ona sen
O da güler cevaben (Ayna) (Üsküp)

Makedonya Türkleri tarafından söylenen bilmeceler, üslûp yapısı bakımından da diğer Türk dünyası bilmeceleriyle birdir. Buna göre; bilmeceler üç grup halinde sınıflandırılabilir: kalıplaşmış söz içerenler, anlamsız veya taklidî söz içerenler, kelime oyunları içerenler.

Bilmecelerde kullanılan başlıca kalıplaşmış sözler; bir bilmece, bilmece bildirmece, dağdan gelir, karşıdan baktım, (benim) bir ... var, içi ... dışı ..., altı ... üstü ..., o yanı ... bu yanı’dır. Bunlar çoğunlukla başlangıçta yer alır.

Bir bilmece
Boynunu eymece (Menekşe) (Bahçebosu Köyü / Valandovo)
eymece: eğmece

Dağdan gelir, taştan gelir
Şarkı söyler, çimenden gelir (Su) (Gostivar)

Benim bir kızım var
Kat kat çeyizi var (Lahana) (Konçe Köyü / Radoviş)

İçi taş, dışı taş
Ha dolaş, ha dolaş (Minare) (Üsküp)

Bunların dışında, bilmece sonlarında kullanılan kalıplaşmış sözler de vardır. Bunlar; bu nedir, bunu bil, bunu bilmeyen ..., bunu bilmeyene ... gibidir.

Kendi odundan
Kalbi kara taş
Söyle bakalım
Bu ne(dir) arkadaş (Kalem) (Üsküp)

Üç ayakle fil, haddın var ise bil (Sacayağı) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)

Yedi delikli tokmak
Bunu bilmeyen ahmak (Baş) (Doyran)

Ak kutu kapağı
İçi dolu yapağı
Yapağı değil ipek
Bunu bilmeyene kötek (İpek Kozası) (Konçe Köyü / Radoviş)

Anlamsız ve taklidî sözler de yine ekseriyetle bilmece başlarında veya sonlarında bulunur.

Alaca balaca, çıkar ağaca (Fasülye) (Kalkandelen)

Takır takır takraba
İçinde var akraba (Beşik) (üsküp)

İnerken güler, tangır tangır
Çıkarken ağlar, şapır şapır (Kuyu Kovası) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)

Kelime oyunları içeren bilmeceler seyrek rastlanan bilmecelerdir.

Bizde bize biz derler
Sizde bize ne derler (Biz) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)

İçerik bakımından, Makedonya’da söylenen bilmecelerin yarıya yakınını insanlar tarafından kullanılan araçlarla ilgili olanlar oluşturmaktadır. Bunların içinde, saat en çok görülen kavramdır. Ondan sonra; sırayı ayna, kibrit, soba, tren, değirmen, sabun, vapur, mezar, kalem, lamba, baca, kova, radyo, kitap, mektup, yazı, kağıt, mum, nalın, pide, zincir ve diğerleri alır.

Bir bülbülüm var
Ni yer, ni içer
Durmadan üter (Saat) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)
ni: ne; ütmek: ötmek

Kürdan gibi inceyim
Başımda var kızıl fes
Cigarayı kullanan
Sever beni herkes (Kibrit) (Üsküp)

Dört köşedir, beş değil
Sudan başı hoş değil (Sabun) (Valandovo)

Ak tarla, siyah tohum
El eker, göz biçer (Yazı) (Kalkandelen)

Bir vururum, bin dökülür (Elek) (Kalkandelen)


Sayı çokluğu bakımından, ikinci sırada bitki ve bitki ürünleriyle ilgili bilmeceler gelir. Bu bölümdeki bilmecelerde, en sık rastlanan bitki kestanedir. Sonra; ceviz, kiraz, süpürge, karpuz, nar, soğan, çilek, üzüm, incir, mısır, pırasa, ağaç, kabak ve diğerlerinin adı geçer.

Tencere kaynar
Kara kız oynar (Kestane) (Vrapçişte)

Yeşil paltolu
Kırmızı entarili
Kara düğmeli (Karpuz) (Konçe Köyü / Radoviş)

İçi beyaz, peynir dil
Dışı kara, kömür dil
Başı yeşil, emir dil
Kuyruğu var, fare dil (Kara Turp) (Konçe Köyü / Radoviş)
dil: değil

Su yüzünde sarı atlas (Zeytinyağı) (Üsküp)

Karşıdan baktım hiç yok
Yanına vardım pek çok (Kır Çiçeği) (Üsküp)


Tabiat ve tabiat olayları ile ilgili bilmecelerin de sayısı az değildir. Bu alandaki örnekler arasında, kar en çok görülen kavramdır. Ondan sonra; yıldız, güneş, ateş, ay, gölge, su, yıldırım, buz, bulut, duman, ırmak, yel ve diğerleri yer alır.

Şeykere benzer, tatlı olmaz
Yere düşer, yağmur olmaz (Kar) (Vrapçişte)
şeyker: şeker

Dam üstünde darı saçtım
Sayamadım eve kaçtım (Yıldızlar) (Konçe Köyü / Radoviş)

Camdan attım kırılmadi
Suya attım yaşlanmadi
Pazara çikardım satılmadi
Ateşe attım yanmadi (Gölge) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)

Gökte gördüm köprü
Rengi yedi türlü (Gökkuşağı) (Üsküp)

Ben dururum, o gider (Ses) (Vrapçişte)


Yine, çokça olan bir grup hayvan ve hayvan ürünleriyle ilgili olan bilmecelerdir. Burada da, en fazla adı geçen kavram yumurtadır. Sırayı; karınca, tavşan, balık, horoz, yılan, arı, ayı, fare, pire, salyangoz, keçi, kirpi ve diğerleri izler.

Alti kaya
Üsti kaya
İçinde var
Sari maya (Yumurta) (Topolniça Köyü / Radoviş)

Yer altında kum kaynar (Karınca) (Vrapçişte)

Erken kakar, güneş değil
Uyandırır, saat değil
Sesi uzun, kendi kısa
Kuyruğu orak, başı tarak (Horoz) (Doyran)
kakmak: kalkmak

Alti çeşme içilır
Üsti çayir biçılır (Koyun) (Vrapçişte)

Karanlıkta kar uyuşur (Yoğurt) (Vrapçişte)

Bilmecelerin arasında, insan ve insan organlarıyla ilgili olanların sayısı oldukça azdır. Bunlar da; en çok diş, göz, dil, insan, kulak ve baş ile ilgilidir.

Tenceremi kapakladım
Dört yanımı saçakladım (Dişler) (Üsküp)

İki kardeş birbirini göremez (Gözler) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)

Ettendir o, rengi aldır
Bazan pelin, bazan baldır
Avuca hem ele sığmaz
Yerinde o ebedi durmaz (Dil) (Kalkandelen)

Bir kabakta
Yedi delik var
Hiçbiri birbirine benzemez (Baş) (Kalkandelen)

Ben giderim, o gider
Yanımda tık tık eder (Kalp) (Üsküp)


Toplumsal, manevî ve dinî hayat ile ilgili bilmecelerin de sayısı çok fazla değildir. Bunların içinde; en çok tekrarlanan kavramlar uyku, isim, düş, dayak, oruç ve şeytandır.

Yanında taşırsın
Güzlen gürülmez (İsim) (Vrapçişte)
güz: göz

Kırk kapının kilidi
Gece gelen kim idi (Rüya) (Konçe Köyü / Radoviş)

Yağmur yağar, kar dizde
Salata iki yapraklı iken
Kaun karpuz var bizde (Yalan) (Vrapçişte)
kaun: kavun

Odur bir saz
Öğren de çivide as (Zanat) (Konçe Köyü / Radoviş)

Çeşmeler, çeşmeler
İçinde keklik meler
Yedi açar, beş güller (Cennet) (Vrapçişte)

Bilmeceler arasında, iki veya ikiden fazla (çok) cevaplı olanlar ile birden fazla çözümü olanlar da vardır.

Sarı öküzüm yattı kalkmaz
Gök öküzüm gitti gelmez (Ateş ile Duman) (Konçe Köyü / Radoviş)

Bir ağacım var
On iki dalı var
Her dalında
Dört yaprak var
Her yaprakta
Yedi damar var
Damarların yarısı ak
Yarısı kara (Yıl, Mevsim, Hafta, Gün ve Gece) (Üsküp)

Uzun urgan gibi
Geniş yorgan gibi (Yol veya Dere) (Novak Köyü / Debre)

Makedonya Türkleri’nce söylenen bilmecelerin içinde, yaygınlık ve eskilik derecesi bakımından önem taşıyan örnekler de bulunmaktadır. Bunların arasında, İslamiyet’ten önceki Türk inançlarının izlerini taşıyanlar ve kökü eski Yunan mitolojisine dek uzananlar vardır.

*Yerde ölüm
Suda sülüm (Balık) (Sevinç Dergisi)
*Suda süliman (Balık) (Birlik Gazetesi) (Balık: Şamanist kültürde Su Tanrısı sembolü)

O nedir ki seher dörd
Kün orta iki
Akşam ise üç ayaklıdır (İnsan - Çocukluk, Gençlik, İhtiyarlık) (Sfenks Efsanesi, Yunan Mitolojisi)
*Sabahle dört ayakle
Ülede iki ayakle
Akşam üç ayakle (İnsan) (Aşağı Banisa Köyü / Gostivar)
*Sabalay kalkar dört ayakla
Ülede iki ayakla
Auşamlayın üç ayakla (İnsan) (Radoviş)
auşam(layın): akşam(leyin); sabah(le)/saba(lay): sabah(leyin); üle(de): öğle(de)

Makedonya Türkleri arasında bilmece kurma geleneği, eski canlılığını bütünüyle koruyamamış olmakla birlikte, hala etkinliğini yitirmemiştir. Zamanın getirdiği bir takım yeni kavramlar bilmecelerde de görülebilmektedir.

Bir ağacı oymuşlar
İçine dünya koymuşlar (Radyo) (Bahçebosu Köyü / Valandovo)

Konuşurken burada
Sesi gider uzağa (Telefon) (Doyran)

Kara koyun meler gider
Dağı taşı deler gider (Tren) (Doyran)


Bunların yanısıra; halk edebiyatı ile yazılı edebiyatın karşılıklı etkileşmesiyle meydana gelmiş bir bilmece çeşidi olarak soru bilmeceleri vardır. Bu tür bilmeceler zaman içerisindeki süregenliği ve değişimi göstermesi bakımından önem taşır.

*Hangi top yerde zıplamaz? (Kartopu) (Sevinç Dergisi)
*Hangi bebeği kucağımıza alamayız? (Göz Bebeği) (Sevinç Dergisi)
*Kuşluk yer, ama akşamlık yiyemez. (Yalancı) (Sevinç Dergisi)
*Siyah civcive ne denir? (Zenciv) (Sevinç Dergisi)
*Olmamış si sesine ne denir? (Hamsi) (Sevinç Dergisi)

Ayrıca; son zamanlarda bazı şair ve yazarlar tarafından yazılıp yayınlanan bilmeceli şiir çeşidi de bulunmaktadır. Geleneksel Türk bilmecelerinden farklı olarak, bu tür örneklerde, bilmecenin cevapları şiirin başına alınıp devamında bilmece konusu olan varlıkların şekil ve diğer özelliklerinin tasviri yapılmaktadır.

Kış Bilmecesi
*Örtüsünü serper o
İlkyaz, yaz, güz geçince
En sonunda çatıp gelir
Herkes der ki; işte o
*Dört mevsimin
En beyazı
Soğukları
Özletir yazı
*Üç harflı
Bir bilmece
Üç harfı da
Tek bir hece
*Beyaz ipek örtüsüne
Küçük ayak basınca
Bir ses gelir derinden
Hış, hış, hış
Bundan basit ne var sanki
Onun adı kış (Avni Engüllü / Dört Mevsim - Tan Yayınları, Priştine 1984, s. 35)

KAYNAKÇA

*Hafız, N. (1989). Makedonya Türk Halk Edebiyatı Metinleri. İstanbul: Anadolu Sanat Yayınları.
*Hasan, H. (2005). Makedonya Türklerince Söylenen Bilmeceler ve Tekerlemeler. Ankara: AKDTYK Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.
*Yardımcı, M. (Ocak 2005). Batı Trakya Türkleri Halk Edebiyatı ve Türk Dünyası Folkloruna Mukayeseli Bir Bakış. 1. Uluslararası Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi [Bildiri], Münih.

Yorum Gönder